24 Şubat 2026, Salı
07:31
Logo
KÖŞE YAZISI

Terör Belası?.

07.06.2013 486 OKUNMA
?Millet olarak hain terör faaliyetleri karşısında duyarlılık gösterip, ülkemizin bütünlüğüne, birlik ve beraberliğimize her zamankinden daha fazla sahip çıkarak terör odaklarına en güzel cevabı vermeliyiz.

     Hakkari?nin Şemdinli ilçesinde bulunan Aktütün Jandarma Karakolu?na bölücü terör örgütünce düzenlenen saldırıyı kınıyorum.  ?PKK terör örgütünce son olarak Hakkari?de 18 askerimiz daha şehit edildi. Bu saldırılarla ülkemizin birlik ve beraberliğine, insanlığın huzuruna ve bölge barışına darbe vurulmaya çalışılmaktadır.

      Millet olarak, hain terör faaliyetleri karşısında daha fazla duyarlı olmalı, ülkemizin bütünlüğüne, birlik ve beraberliğimize her zamankinden daha fazla sahip çıkarak terör odaklarına en güzel cevabı vermeliyiz. Terörle mücadelede bugüne kadar gösterilmiş olan kararlılık ve hassasiyetin taviz verilmeden sürdürülmesini ve yeni tedbirler alınarak ülkemizin terör belasından kurtulmasını bekliyoruz.

         Ve bugün terör örgütünün Türk polisine karşı bir saldırı düzenlemesi ve 5?ı polis altı şehit daha vermemiz yüreklerimizi bir daha yakmıştır.  Türk milleti bunu hak etmemiştir bu saldırıların ardın da kim ve hangi diş güz ve güçler olursa olsun Türk milleti ve Türk silahlı kuvvetleri bunun üstesinden gelecektir.

         Cumhur Başkanımızın da söylediği gibi  Vatandaşlarımızın huzur ve güvenliğini sağlamak için fedakarca mücadele eden kahraman güvenlik güçlerimize yönelik bu hain saldırıyı gerçekleştirenler adalet önünde mutlaka hesap verecektir.

        Devletimizin kararlılığı, güvenlik güçlerimizin çabaları ve milletimizin büyük desteğiyle terörle mücadele topyekün sürdürülecektir. Milletimiz sarsılmaz bağlarla birbirine bağlıdır. Bu da terör örgütünü aciz kılacak ve başarısızlığa mahkum edecek en önemli etkenlerden biridir.

        Türkiye Büyük Millet Meclisi, Türk Silahlı Kuvvetleri?ne terörle mücadele doğrultusunda sınır ötesi operasyon yetkisi veren başbakanlık tezkeresini 18?e karşı 511 oyla kabul etti. TBMM bu konuda birlik ve beraberliğini göstermiştir halkımızda bunu göstereceğinden eminim.

        

          Terör dünyada ve ülkemizde her tarihte olmuştur ve vardır. Tehdit ve yıkıcı faaliyetler, değişik ad ve yöntemlerle atalarımızın Anadolu?ya girişleri, Anadolu?yu yurt edinmeleri ve sonrasında, Viyana kapılarına kadar uzandıkları Osmanlı İmparatorluğu dönemlerinden itibaren görülmeye başlanılmıştır.Devletlerin asli görevi, önce her türlü tehdide ve tehlikeye karşı kendi varlığını devam ettirmek, halkına huzur ve güven ortamı tesis etmektir.

        Ülkemiz de uzun zamandan beri değişik amaç, ad, şekil ve yöntemlerle güvenliğine yönelik olarak süre gelen terörizm ve yıkıcı faaliyetlerle mücadele etmektedir. Bu mücadele, ülkemizin çok önemli zamanını ve ekonomik kaynaklarını tüketmekte, sebep ve sonuçları hep tartışılmaktadır.

    Peki, bu genel olarak tehdit dediğimiz yıkıcı ve bölücü faaliyetlerin nedenleri nelerdir? İçeriden ve dışarıdan kimler tarafından ne şekilde desteklenmekte ve yönlendirilmektedir? Ülke içindeki hangi işbirlikçi grup ve kesimlerce bilinçsizce, desteklenmektedir? Terörü ve tehdidi destekleyenlerin fikirleri, duygu ve düşünceleri nasıl ve kimler tarafından etkilenerek değiştirilmiştir veya değiştirilmektedir. Fikir ve düşüncelerin insanların ve kitlelerin hareket ve eylemlerindeki fonksiyonu nedir?

          1984 yılından itibaren PKK terörünün devam ettiği süreçte, terör saldırılarında Doğu ve Güneydoğuda çocuk, kadın, yaşlılardan oluşan silahsız, savunmasız siviller, bölge insanına hizmet götürmek üzere orada bulunan sağlıkçılar, eğitimciler, yatırımcılar, tüccarlar, sanayiciler, kamu düzenini, halkın huzur ve güvenini sağlayan geçici köy korucuları, askerler ve polisler olmak üzere 35.000  insanımız hayatını kaybetmiş, 20 000 insanımız yaralanmış ve sakat kalmıştır.Kamu kurum ve kuruluşları ile bunlara ait tesisler, okullar, hastaneler ve sağlık merkezleri, turistik tesisler, tren, otobüs, iş makineleri, elektrik trafoları, PTT radyolink hatları ve telefon direkleri, petrol dolum tesisleri ve taşıma boruları, karakollar ve benzeri ekonomik değeri bulunan araç ve tesisler tahrip edilmiş, ormanlar yakılmış ve ekonomimiz önemli ölçüde kayba uğratılmış, bizzat terörle mücadeleye yapılan harcamalarla terörün faturası oldukça ağır olmuştur.

          Ülkemiz, yıllardan beri tehdit ve yıkıcı faaliyetlerin bir sonucu olan terörün her türlüsüyle mücadele etmiş, bütün imkanlarını bu mücadeleye tahsis etmiştir. Bu meşgale içinde kalkınmasına, güçlenmesine zaman ayıramamış, milli servetinin büyük bir bölümünü de terörle mücadeleye ayırmıştır.

          

          Dünya hakimiyetine aday olan devletlerin veya devletler topluluğunun meydana getirdiği güç merkezleri, amaçları ve milli hedefleri doğrultusunda, hedef devletlerin bütünlüğüne, iç güvenliğine, egemenliğine kastedecek şekilde ideolojik ve etnik özelliklerine hitabeden tehditler üretmektedirler. Ülkeler varlıklarını idame ettirmek istedikleri sürece, bu güç merkezleri de var oldukça, bu ve benzeri tehditlere hedef olurlar. Muhtelif gerekçelerle ortaya çıkan tehdit, ideolojisi ve rengi ne olursa olsun, ülkelerin jeopolitik konumuna ve jeostratejik durumuna göre şekillenmektedir.

               Dolayısıyla, ülkemizin güvenliğine yönelen ve uzun zamandan beri süregelen yıkıcı, bölücü faaliyetlerin arkasındaki desteği sağlayan güç olarak görülen tehdidi, ülkemizin jeopolitik durumunu ortaya koyarak değerlendirmek gerekir. Zira terörün ve anarşinin baş sebep olan tehdidin özellikleri, nereden ve nasıl yönlendirildiği, genel, bölgesel ve sosyo-ekonomik yapıya etkileri iyi tahlil edilmelidir.  

        Tüm Türk milletinin başı sağ olsun Şehitlerimize Allah?tan rahmet kederli ailelerine sabır diliyorum?.. 

YAZARLAR
SIRADAKİ MAKALE

BİZ NE YAPIYORUZ NE?

HEMEN OKU

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR