24 Şubat 2026, Salı
21:25
Logo

Türkiye?de Organik Tarım Gelişiyor

Türkiye?de Organik Tarım Gelişiyor" başlıklı araştırma notunu yayınladı.
31.05.2009 14:06 3,804 OKUNMA
Türkiye?de Organik Tarım Gelişiyor

Türkiye?de Organik Tarım Gelişiyor

Bugday - 07.05.2009

Bahçeşehir Üniversitesi Ekonomik ve Toplumsal Araştırmalar Merkezi, Araştırma Görevlisi Barış Gençer Baykan ve Araştırma Görevlisi Ulaş Karakoç tarafından hazırlanan "Türkiye?de Organik Tarım Gelişiyor" başlıklı araştırma notunu yayınladı. Rapora göre Türkiye?de, 1985 yılında 8 ürünle başlayan organik tarım, bügün 200?ün üzerinde ürünle, tarım arazilerinin yüzde 0,5?inde 165 bin hektarda 15 bin üretici tarafından yapılıyor.

Rapora göre, organik üretici sayısı ve üretim yapılan alan  2004?den bu yana yüzde 25 artarken, üretim miktarında ise yüzde 50?ye yakın bir artış gözlemleniyor. 2004?te 49 ilde organik tarım yapılırken 2008 yılında bu sayı 65?e çıkmış. Organik tarım daha geniş bir coğrafyaya yayılıyor ve üretim doğu bölgelerine kayıyor. Ürün deseninin genişlemesi, pamuk ve tahıllardaki göreli artış aynı zamanda iç pazarın genişlediğine işaret ediyor. Ortalama işletme başına düşen üretim alanı 16.6 hektardan 11 hektara düşmüş. Bu da göreli olarak daha küçük üreticilerin sayısının artmasından kaynaklanıyor. 2008?de en çok üretilen ürünler şu şekilde sıralanıyor: Pamuk, buğday, elma, üzüm, mısır, domates, zeytin. 2004 yılında elma en çok üretilen ürünken, 2008?de ilk sırayı pamuk alıyor.
İletişim: Dilara Dolu, betam / Koordinatör 
Bahçeşehir Üniversitesi Ekonomik ve Toplumsal Araştırmalar Merkezi

[email protected]
Daha fazla bilgi: www.betam.bahcesehir.edu.tr

 

Köylüler Santral Projesini Durdurdu

Bugday-07.05.2009

 

Artvin'in Borçka ilçesinde Taşköprü Hidroelektrik Santrali Projesi için köylülerin açtıkları davada, yürütmeyi durdurma kararı verildi.

Aralık köyü sakinleri, köyde yapımı devam eden ve tamamlanmak üzere olan Aralık Hidroelektrik Santrali?nin (HES) çevreye olumsuz etkileri olduğu gerekçesiyle, bir başka proje olan Taşköprü HES'in yapımının durdurulması için örgütlendi.
Aralık HES'e çevreye zarar verilmeyeceği vaatleri üzerine karşı çıkmadıklarını, ancak böyle olmadığını görünce Taşköprü HES'in durdurulması için Rize İdare Mahkemesi'ne başvurduklarını belirten köylüler, mahkemenin yürütmeyi durdurma kararı verdiğini söyledi.
Köylülere vekalet eden Artvin Barosu avukatlarından Bedrettin Kalın, inceledikleri dosyada, Taşköprü HES projesi hakkında ''ÇED gerekli değildir'' kararının yer aldığını gördüklerini, bu kararın iptali için Çevre ve Orman Bakanlığı'na karşı, 6 Nisan 2009 tarihinde, Rize İdare Mahkemesi'nde dava açıklarını söyledi.
Mahkemenin taleplerini haklı bularak yürütmeyi durdurma kararı verdiğini belirten Kalın, şunları kaydetti: ''Bu karar ile Aralık köyü bu aşamada kurtulmuştur. Elbette açmış olduğumuz dava devam etmekte olup, dava sonucunu bekleyeceğiz. Ancak bu aşamada Aralık köyü halkı, haklı mücadelelerinin karşılığını almış, mücadele edenlerin kazanacağını herkese göstermiştir. Aynı süreç bütün köylerimize bütün dere sakinlerimize örnek olmalıdır. Bu projelere engel olamayız gibi halkı yılgınlığa sürükleyen sözlere itibar edilmemelidir.''

Dünya ticareti 1970′li yıllarda başlamış olan ekolojik tarımdaki gelişmelere uygun olarak, Avrupa orijinli firmalar Türkiye?deki  firmalardan ekolojik ürün talebinde bulunmuş ve böylece 1984-1985 yıllarında ülkemizde ekolojik tarım başlamıştır. Bu yıllarda Türkiye ?nin geleneksel ihraç ürünlerinden kuru İncir ve kuru Üzüm ile Ege bölgesinde gerçekleştirilmiştir. Daha sonra bu ürünlere kuru Kayısı, Fındık gibi ürünler de katılarak farklı bölgelerimize yayılmıştır.

İlk yıllarda Avrupa kökenli bazı firmalar kendi ihtiyaçları olan ürünleri anlaşmalı çiftçilerle yetiştirmek ve elde edilen ürünleri Türk ihracatçıları vasıtasıyla kendi ülkelerine ithal edebilmek için Türkiye?de ekolojik üretim projeleri tesis etmişlerdir.

İlk yıllardaki bu ekolojik üretim faaliyetlerinin danışmanlık, teftiş ve sertifikasyon gibi vazgeçilmez esasları tamamıyla yabancı kişi ve kuruluşlarca yerine getirilmiştir.

1990′lı yılların başında bu konularda az sayıda da olsa Türk uzmanlar yetişmişler ve yabancı firmaların ülkemizdeki temsilciliğini yapmaya başlamışlardır.Ekolojik Tarım hareketini sağlıklı bir şekilde gerçekleştirmek amacıyla 1992 yılında Ekolojik Tarım Organizasyonu Derneği (ETO) kurulmuştur. Aynı yıl içinde İzmir?de yapılan ?2. Akdeniz Ülkelerinde Ekolojik Tarım Konferansı?, ETO tarafından organize edilmiştir.Bu şekilde ekolojik tarım alanında ülkemizde yeni bir süreç başlamış olup, İzmir bu hareketin merkezi durumuna gelmiştir.

Ekolojik Tarım faaliyetlerinin ülkemizde ilk olarak Ege bölgesinde İzmir?de başlamış olması, ürün işleme tesislerinin büyük kısmının İzmir?de olması ve üretilen ürünlerin büyük kısmının İzmir limanından ihraç edilmesi nedeniyle, organizasyon kuruluşları, kontrol ve sertifikasyon firmaları gibi ekolojik tarım sektörünün hemen tüm kuruluşlarının merkez büroları İzmir?de yer almaktadır.

ETO?nun da katkılarıyla ?Bitkisel ve Hayvansal Tarım Ürünlerinin Ekolojik Metotlarla Üretilmesine İlişkin Yönetmelik?, Tarım ve Köyişleri Bakanlığı tarafından 18 Aralık 1994 tarihinde yayınlanarak yürürlüğe girmiştir. Bu yönetmelik AB normlarına uygun olarak hazırlanmıştır. Organik ürünlerin dış satımını düzenlemek üzere çalışmalar da devam etmektedir. Günümüzde yaklaşık 92 değişik üründe, 46.523 bin hektarlık arazi üzerinde 12.275 kadar üretici 168.306 ton ekolojik üretim yapmaktadır.

Gümrük mevzuatındaki bazı problemler nedeniyle ekolojik tarım sektörünün dışsatım yoluyla ekonomiye katkısı net olarak bilinmemekle birlikte yıllık 150 milyon dolar civarında olduğu tahmin edilmektedir.Ülkemizde ekolojik tarımın gelişimini ürün çeşitliliği, üretim alanı ve üretici sayısındaki değişim ortaya koymaktadır.Üretilen ekolojik ürün çeşitlerinin sayısı 1990 yılında 8 iken, 1999 yılında 92′ye ulaşmıştır.1990 yılında 1.037 hektar olan üretim alanı ise 9 yıl içinde 1999 yılında 46.523 hektar; 1.037 adet olan üretici sayısı ise aynı süre içerisinde 12.275 üreticiye ulaşmıştır. Ülkemizde üretilen ekolojik ürünlerin hemen hemen tamamı ihraç edilmektedir. 1998 verilerine göre 
14.307,52 ton kuru ve kurutulmuş meyveler

3.172,30 ton yaş meyve 187,60 ton   sebze
2.684,17 ton  tarla bitkileri

11,66 ton tıbbi bitkiler

502,92 ton  diğer bitkilerolmak üzere

toplam 20.872,27 ton ihracat gerçekleştirilmiştir.

İhraç ürünlerinden ilk 5 sırada çekirdeksiz kuru üzüm, kuru incir, kuru kayısı, kuru elma ve fındık yer almaktadır. Ürün gruplarının toplam ihracat içindeki oranlarına bakıldığında  % 68,5′luk oranla en büyük payın kuru ve kurutulmuş ürünlerde olduğu görülmektedir.

 

Ülkemizde üretilen ekolojik ürünler büyük ölçüde yurt dışı pazarlara gönderildiğinden ekolojik ürün üretim miktarı ve çeşitliliği yurt dışından gelen talepler doğrultusunda şekillenmektedir. İhracat organizasyonunun gerekliliğinden dolayı üretimler organizasyon kuruluşları tarafından sözleşmeli olarak çiftçilere yaptırılmaktadır.Sözleşmeli tarım üreticilere fiyat ve satış garantisi getirerek avantaj sağlamaktadır.

Yapılan sözleşmede taraflar üretim ile ilgili koşulları, fiyat ve varsa prim miktarını açıklayarak mahkemeye başvurma hakkı saklı olmak koşulu ili kanuni güvence altına alınmaktadır.Ekolojik üretimde belirli yasakların olması ve 2-3 yıllık bir geçiş sürecinden sonra ekolojik üretime geçilebilmesi, uzun dönem üretim planlamasını zorunlu kılmaktadır. Bu nedenle yapılan araştırmaların yasal geçerliliğinin olması ve taraftarların uyması ekolojik tarımın başarısı için şarttır.Kontrol ve sertifikasyon ücretlerinin küçük çiftçiler tarafından üstlenebilecek düzeyde olmaması, teknik bilgi eksikliği ve danışmanlık hizmetlerinin yetersizliği üreticilerin doğrudan sisteme ürün sağlamalarını kısıtlamaktadır.

Kaynak : İzmir Tarım İl Müdürlüğü

www.medyagunebakis.com

HABERLER BÖLGEDEN
SIRADAKİ HABER

OKUYAN ŞEHİR TRABZON

HEMEN OKU

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR