24 Şubat 2026, Salı
07:51
Logo

RİZE?Yİ YIKMAKTI HAYALİM

Ne zaman Rize aklıma düşse suçluluk duygusuna kapılırım, utanırım?Dünyanın en güzel doğal çevrelerinden birini ve yine dünyanın en güzel köy ve şehir mimarisini imha etmişliğimizin hesabı benden sorulacakmış gibi?
14.08.2008 03:08 2,991 OKUNMA
RİZE?Yİ YIKMAKTI HAYALİM
SN METENIN HASTLANMADAN ÖNCE RİZEM DERGİSİ İÇİN VERD?İ YAZIDIR

  Ne zaman Rize aklıma düşse suçluluk duygusuna kapılırım, utanırım?Dünyanın en güzel doğal çevrelerinden birini ve yine dünyanın en güzel köy ve şehir mimarisini imha etmişliğimizin hesabı benden sorulacakmış gibi? Oysa daha 1967-70 arasında lise öğrencisiyken bu cennet beldenin tahrip edilmekte oluşu karşısında birkaç arkadaşla beraber dertlenen sayılı Rize insanından biriydim. Tabii bu çaresiz bilinç, Kur?an-ı Kerim?deki ürpertici bir uyarının muhatabı olmama engel değil!?Sizden sadece zulmedenlere isabet etmekle kalmayan (zulme iştirak etmeyenleri de hedef alabilen) fitneden korkun!?Rize?nin doğasına, mimarisine, kültürüne ve insanına; başta Rizelilerin neredeyse tamamı olmak üzere bütün Türkiye zulmetmiştir.Şimdi bu büyük zulmün doğurduğu fitnenin içinde, kısmen veya tamamen masum olanlar da dâhil bütün Rizeliler kıvranıyorlar!Rize coğrafyasının yaşadığı afeti, 2005 yılında karşı kıyıdaki Soçi şehrini gördükten sonra Sabah gazetesindeki bir yazımda aşağı yukarı şöyle özetlemeye çalışmıştım:?Bu iki şehir, aynı denizin iki karşı yakasında, hemen hemen aynı doğa şartlarına sahip? Aradaki fark şu: Rize şehrinde yeşil, betondan görünmez olmuş, Soçi?de ise korunan güçlü ve zengin yeşil sayesinde beton görünmüyor.?Şüphesiz beton vahşeti sadece Rize?nin vilayet merkezini ve kasabalarını imha etmiş değil, köyler bile iğrenç yapılarla berbat olmuştur.Bugün 60?ına merdiven dayamış bir insan olarak Rize için bir tek teselli arıyorum:?Acaba gençliğimde kurduğum hayallerin benzerlerini günümüzde de yaşayan Rizeli gençlerde görebilecek miyim??Peki, kurduğum hayallerin merkezindeki ülkü neydi??1940?lardan sonraki bütün yapıları ile bu Rize?yi yıkarak aslına uygun yeni bir şehirleşmeyi gerçekleştirmek!?Eğer Rizeli gençler içinde gönlünü böyle hayallere açanlar varsa umutlanabilirim.Yok, eğer bu çirkinlik artık kimseye dert değilse, ört ki ölelim!Esasen uzun söze hacet yok!En azından benim, 1989?da yazdığım şiirden daha ileri sözüm olamaz!    

DENİZİN DUDA?INDAN

 

Mekân o mekân hey koçum, zaman o zamandı

Mülküm deniz

Türküm deniz

Yüreğim dalga dalga, başım duman dumandı

Bendim öncü rençberi

Vahşi ve çılgın saflıkların

Hayat sorumsuzluğun şaheseri

Elimin altındaydı yarın

Ufkum fetih rehberi

Seçme martılar kalemim, mürekkebim deniz

Uzay dolusu yazan bendim

Kaç gezegende şöhret oldum, kaçında aziz

Nice gökadaları yendim

 

Ben ki sağlıklı cehaletin en mükellef delisi

Tehlike eğlencemdi

Tıfıl günümde güzelliğin efendisi, velisi

Dört mevsim, dört zevcemdi

Biri kardan avrat

Biri erguvan yanaklım

Biri yakan hoyrat

Biri altından konaklım

 

İlki eşref kuytularda düşüp kalktığım

Ne güzel badiremdi zemheri

Deli kan yünüm, ipliğimdi; sürat tığım

Zamanın bendim en kazak eri

Karşımda titreyen gelinlik, uçsuz bucaksız

Kıvrım kıvrım davet

Ben lapa lapa türkülerle uçan bacaksız

Kış, mutlu kıyamet

Ah ilk eşim

Ak ateşim

Şimdi lanet başına buyruk

Tepeden tırnağa sıyrık

Soluk beyazsın

Boşsun, ayazsın

 

Ya erguvan yanaklım,  can yeşilim

Kırlangıç rüyalarından adresini aldığım

Üstünde sonsuza uçtuğum kilim

Yıldız saraylarında yürek yüreğe kaldığım

Ah sevgili, neydi o zümrüt etekler

Ucuna dalgacıkların ak dantel ördüğü

Hani topuklarına inen çiçekler

Ruhumun, öz cennetinden bir kesit gördüğü

Baharım

Gülzârım

Şimdi kokusuz bir hanımeli

Yok bahaya bir basmasın

Yanakların şuh çamur sürmeli

Bir hikâyelik yosmasın

  

Ya benim yakan hoyratım

Hayat içinde hayatım

Mavi sevdam

Kavi sevdam

Semavi sevdam

Dalyanım, kumsalım

Bitimsiz masalım

 

Ay dedenin fosfor koridorunda

Sen-ben deniz üstünde az mı gezerdik

Yumurtamız pişerdi kumun korunda

Gündüzleri birkaç okyanus yüzerdik

Yunus yunus yüzerdik

 

Ne oldu güzelim yaz, ne oldu sahil

Boynunda zincirin beton

Dalga kırmadasın şimdi sefil sefil

Altında bir teneke don

Şıngır mıngır oynarsın

Tenimde değil

Bedenimde değil

Ta beynimde kaynarsın

 

Sonuncusu altın konaklı yârimdi

Benim sarı güzüm

Efkâr rızkımdı, inceden bir verimdi

Ah ah iki gözüm

Ne ülkeymiş meğer hazan günleri

Her biri bir kitaplık meram olur

Derleyip toplasam o hüzünleri

Burdan öbür dünyaya bayram olur

 

Hâsılı iki gözüm, dört zevce yitirdim

Ve yedi iklim

Şimdi İstanbul?da bana hamsi diyorlar

Küfrediyorlar

Yine yiyorlar

Ben ki lebideryaya takılmışım

Yanık bir izmarit bırakılmışım

 

1989

 NOT :ÖMER LÜTFÜ METE BU YAZIYI BİZE VERDİKTEN SONRA 1HAFTA SONAR KALP KRIZI GERCIRMIŞTIR KENDİSİN EACİL ŞİFALAR DİLERİZ?..
HABERLER BÖLGEDEN
SIRADAKİ HABER

Bize Hemşinli Derler Oğuz Boylarındab Beri

HEMEN OKU

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR