Sosyal Medya

Makale

Zaman hırsızı gazeteciler ve Can Ataklı'nın zorunlu izni

Takip ediyor musunuz bilmiyorum, Can Ataklı bir kez daha "zorunlu" izine çıkarıldı. Bu şu demek, kardeşim maaşını al, ama yazı yazma..

Neden bu zorunlu izin?

Aydın Doğan farkı, bir kez daha burada ortaya çıkıyor. Patron dediğin adam kararlı olur, başkasının rızkını, hiçbir emeği olmayan birine vermez.. Patron açık açık konuşabilmeli, istediklerini almadığı taktirde yolunu ayırmasını bilmelidir.

Can Ataklı'ya soruyoruz, herhangi bir şey söylemiyor. İktidar baskısından da yakınmıyor Can Ataklı. Ancak etrafı çalkalanıyor. Herkes kendince bir yorum yapıyor.

"Sansür"den söz ediliyor!

- Var mı Can?

- Yooo...

- Eeee

- ... esi yok...

Yalçın Akdoğan ismi bu meselede de öne çıkıyor.

Akdoğan'ın Can'la ilgili bir baskı yaptığına zerre ihtimal vermem...

"Maaş ver yazı yazmasın" diyecek kadar ilkesiz değil o...

Ancak, torba değil ağızlar, ne yazık ki büzülmüyor.... Bu mesele açıklamaya muhtaç bir mesele.. Kim yapacaksa bu açıklamayı biran evvel yapmalı.. Zira ne vakittir fitne fesat kol geziyor...

ZAMAN HIRSIZI GAZETECİLER

Gazeteciler.com'a gelen şikayetler üzerine, ahalinin zamanını çalan gazetecilerin listesi hayli kabardı... Köşelerinde halktan yana gözüken, ama gerçekte halkla uzaktan yakından ilgisi olmayan bu tayfa, Başbakan Erdoğan'ın deyişiyle, cibiliyetsizliklerini verdikleri sözü tutmayarak gösteriyor.

Be birader, "he" deme yapmayacağın bir şey için...

Kimse başına silah dayamıyor...

Plan yapıyor her kimse... Arıyor, mesaj atıyor sana... Niye "hayır" deme cesareti gösteremiyorsun, niye "he" deyip sonra da gereğini yapmıyorsun. Niçin daha sonra da hiçbir şey olmamış gibi arama utanmazlığında bulunuyorsun..

"Yok" de gitsin!

Çalma söz verdiğin kişilerin vaktini...

Hırsız adamın evine giriyor parasını çalıyor, sen zamanını...

Ne farkın var ondan?

Henüz yorum yapılmamış.

* İşaretli tüm alanları doldurunuz.