Karadeniz müziği istediğim noktada değil

Türk Halk Müziği Sanatçısı Hülya Polat: ?Karadeniz müziği istediğim noktada değil? dedi.

01-01-1970




Türk Halk Müziği Sanatçısı Hülya Polat: “Karadeniz müziği istediğim noktada değil” dedi.

Haber-Röportaj: İlker ÇAKAN

       Türk  Halk Müziğinin sevilen sanatçısı ve Karadeniz müziğinin ekolü, izlediği yol ve sadeliğini bozmadığı için halkın sevgisini kazanan Hülya Polat; Karadeniz müziği ve sanatçı konulu yaptığımız röportajda şunları söyledi;

 Karadeniz müziği de bir halk müziğidir 

     “1996 yılında müziğe başladım.Tırnaklarımızla bu hale geldik.  Müziğe başlamadan önce iyi bir dinleyiciydim. Karadeniz müziğini çok seviyordum. Halk müziğini çok seviyorum.Müziğe başlamadan önce diğer yörelerin müziğini seslendiren sanatçı çok fazla, buna karşılık Karadeniz müziğini seslendiren çok az sanatçı vardı.Amacım Karadeniz müziğiyle başlayıp, diğer yörelere geçiş yapmaktı.O zaman radyo azdı.Radyolarda diğer yörelerden 10 tane halk müziği çalınıp, Karadenizden 1 tane çalınırdı.Bu yüzden ben Karadeniz türküleri okuyacağım dedim.Bu yüzden doğru karar verdiğime inanıyorum.Bizden sonra özellikle bu camiaya bayan arkadaşlarımız katıldılar. Karadeniz müziği hala gelmesini istediğim noktada değildir.Karadeniz müziği de bir halk müziğidir.Başka müzik diye ayırmak yanlıştır. Ne ile işlersen işle türkü türküdür.bu yüzden Karadeniz müziği diğer yörelerle ayırt edilmeden tutulduğu zaman, Karadeniz müziği yerini bulmuş olur. Diğer yörelerden türkü okuduğu zaman yöre ismi söyleniyor.Karadenizle ilgili  müzik okunduğu zaman okunan yörenin ismi söylenmiyor,          Karadeniz diye söyleniyor. Karadenizle ilgili türkü okunurken hangi yöreye  ait olduğu muhakkak söylenmesi gerekir.

 

 


Hülya Polat - Ben Niye Evleneyim by Aluxton

Çocukluğum onları dinleyerek geçti

       Müziğe başlamadan önce Erkan Ocaklı ve Vinnaz Sönmez’i dinlemeye bayılırdım.Çocukluğum onları dinleyerek geçti.O  ödemlerde ilk defa Rize’de Karadenizle ilgili bir radyo açılmıştı.Bu radyoda o sırada bir konuşma yapan, şu anda konuşmadığım, görüşmediğim sanatçı ağabeyimiz Karadeniz müziğinde bayan sanatçı yok dedi.Bu konuda sesi olan birisi olan varsa bize başvursun, biz yardımcı olacağız dedi.O dönem tesadüfen ben İstanbul’a ablamın yanına  gezmeye geldim. Ablama radyodaki konuşan kişiden bahsettim.Ablamda konuşan sanatçıyı arayalım dedi.Ben ablama dedim ki aradan bir ay geçti onlar öyle bir ses bulmuşlardır dedim.Ablam benim dememe rağmen bilinmeyen numaralar 118’i arayarak adamın ismini alarak o adama ulaştı.Telefonda ablam kendini Hülya Polat diye tanıtarak konuştu.O da öyle cevap veriyor.”Benim anamın sesi güzeldir” diye.Adama benim sesim çok güzeldir, bir dinle dedi. Daha sonra bir hafta sonra Ümraniye’de o kişi ile bir yerde buluştuk. Arabada Tülin, Sevgi ve ben olmak üzere üç kişiyiz.Adam bize  dedi ki Hülya hanginizsiniz diye sordu.Bunun üzerine benim dedim.Hadi şarkı söylemeye başla dedi. Ben sanıyorum ki stüdyoya beni götürecek orada sesimi dinleyecek sandım.

 

 

Elimden tuttuğu için kolumu koparmak istedi

       O sırada Erkan Ocaklı’ya haram olasın haram şarkısının (uzun hava bölümünü-Silme göz yaşlarımı gözlerimde kurusun)  girişini söyledim.Bana tamam aradığım sesi buldum dedi.Adam arabada telefonlarımızı aldı gitti.Ablama  dedim ki adamı macera olsun diye aradık, adam bizimle dalga geçti çekti gitti dedim.Aradan bir ay geçtikten sonra o şahıs tekrar bizi aradı.Stüdyo hazır, şarkıların varsa al gel dedi.Bu  olaylardan anne ve babamın haberi yoktu.Babamın haberi olsa bunlara asla izin vermezdi.Biz ablamla birlikte o kişinin stüdyosuna gittik. 

        Bu sırada bana ve anneme ait iki türkü götürdük.O türküler başıma bela oldu. O ağabeyimiz o türküleri kendi üzerine kaydetmeye çalıştı.Benim elimden tuttuğu için galiba kolumu koparmak istedi.Böylece ilk kasetim çıktı.Bu yüzden kaset ve afişler her yere gönderileceği için babama söylemek zorunda kaldık. Babama bunu söyleyemem dedim.Annem babamı aradı.Annem babama dedi ki sen kızına gerektiği gibi bir terbiye verdiğine inanıyorsan bırak bildiği işi yapsın dedi. Eğer sen bu terbiyeyi vermediysen hayatının bir döneminde muhakkak hata yapacaktır dedi.Eğer ben iyi bir babalık yaptığıma inanıyorum, iyi bir terbiye verdim, kızımda bu terbiyeyi aldı diye düşünüyorsan Allah’ta buna bu yönde  ekmeğini vermiştir dedi.Bırak bildiği işi yapsın dedi.

 

İlgili aramalar: müzik - hülya polat ağıt -  hülya -  polat -  ağıt

 

 

İlk iki kaseti okurken sahneye çıkmadım

         O zaman erkek kardeşim de askerdeydi.Babam o zaman iyi tamam,sadece kaset okusun dedi.sahneye çıkmayacak diye babamın bir yasağı vardı. Babamın sözü üzerine ilk iki kaseti okurken hiçbir şekilde sahneye çıkmadım.Ne gecelere,ne düğünlere hiçbir yere çıkmadım.Asker dönüşü kuyumculuk yapan erkek kardeşim işini bırakarak oda benim yanımda durmaya başladı.O zaman babam dedi ki kardeşi de var  ki bu işi yapsınlar dedi.Müziğe böyle başladık.İl kasetimin adı “kurban olduğum”dur.Bugün olsa aynı insanlarla aynı işi yapmam diye düşünüyorum.Bugüne kadar yedi kaset çıkardım.Şu yeni repertuar hazırlıyorum.Kışa doğru stüdyoya girerim diye düşünüyorum.Yeni kasetim gelecek yıl bu aylarda piyasada olur.

 

 

Sanatçı üreten kişidir. Bunlar üretmiyorlar, tüketenler var

 

       Karadeniz müziğini yapmaya çalışan bir sürü arkadaşlarımız geliyor.Bunlara daha sanatçı diyemeyiz. Sanatçı üreten kişidir.Bunlar üretmiyorlar,üretmekten ziyade tüketenler var.Gönül ister ki bu arkadaşlarımız bir buluş bularak, üreterek gelsinler.Ama böyle gelen arkadaşlarımızı ben göremiyorum. Herkes birbirinin omzuna basmaya çalışıyorlar.Birde büyüklerimiz  bize destek olmuyorlar diyorlar.Ama kimse kimsenin önünü açmadı ki. Herkes kendi önünü kendi açtı.Herkes kendini geliştirerek bir yerlere geldi.Gelecek olana arkadaşlarımız ayakta durmasını bilecekler.Diyalogları, duruşu çok iyi olacaktır.

 

Kabak çiçeği gibi açılıp, saçılmayacaksınız

         Ben sanatçıyım derseniz kıyafetiniz çok iyi olacaktır.Abartmayacaksınız, kabak çiçeği gibi açılıp saçılmayacaksınız.Temiz, saf olacaksınız. Biraz araştırmacı olacaksınız.Halka da verdiğiniz şeyi sunacaksınız. İkramınız güzel olacak ki halk bunu kabul edecek. Karadeniz Bölgesinin türkülerini okuyorsanız, yöre ağzını kullanmak gerekiyor. Keşan Karadenizde başa bağlanan bir örtüdür. Keşan bölgemizi anımsattığı için kendime değişik elbiseler yaptım. keşanın amaç dışı her yerde kullanılmasına karşıyım. Keşan  bizim özel bir kültürümüzdür. Rahmetli büyükbabamız  bize keşanı omzunuza değil, başınızdan itibaren örtün derdi.

 Keşan kadının silahıdır

         Babaannem derdi ki keşan kadının silahıdır, silahsız dışarı çıkmayın derdi.Bizim Keşanlarımız bu kadar özeldir. Karadeniz sanatçıları içinde Erkan Ocaklı, Kazım Koyuncu bir ekoldür.Karadeniz müziği söyleyen sanatçıların her zaman keşan giymesi doğur değildir.Karadeniz müziği okuyan sanatçı sadece Karadenizin değil, tüm Türkiye’nin  sanatçısıdır.Biz keşanımızı, türkülerimizi, yemeklerimizi, folklor kültürümüzü Türkiye geneline tanıtmak gerekir.Sanatçı olarak öyle bir zaman geliyor ki çok farklı bir yerde sahne almanız gerekiyor. İmaj gerekli ama, sürekli olarak keşanın altına bürünmek bana göre doğru değildir. Sokakta yürünen kıyafete sahneye çıkılmaması gerekir. Kendisini dinlemeye gelen insanlara saygısızlık olur. Sanatçı üreten ve emek veren insandır.Sanatçı birden bire olunmaz, zaman içerisinde olunur. Kliplerde konu bütünlüğü önemlidir. Klip şarkının kompozisyonuna uygun olmalıdır.

 Karadeniz müziği camiasında gruplaşma var

         Sahneye çıktığım zaman beni dinlemeye gelen insanları ciddiye alıyorum. Çünkü o insanlar para ödeyerek beni dinlemeye geliyorlar.O insanlara paralarının karşılığını almalıdırlar İşimde ciddiyim.Güzel bir şeyler yapmaya çalışıyorum.Onların içinde bende davetliyim gibi hareket ediyorum.Ben 11-12 yıldır bu sanat camiası içindeyim. Bana karşı bu sektörde  bu pastanın ne bir dilimin, ne de  tamamını yedirtmeyiz diyen kişiler oldu.Bu da bencillikten kaynaklanmaktadır.Karadeniz müziğinde bu camiada bir gruplaşma var. Bir o grubun içinde toplanan sanatçılar, grubun dışında olan sanatçılar var.Grubun içinde olan sanatçılar adeta liderleri tarafından cephe alacaksınınız. Uzak duracaksınız diye sıkıştırıyorlar. Dışarıda ki  sanatçılara ise grup liderleri çeşitli engellemeler yapmaktadırlar.Kısaca ya gruba gireceksin, yada bu işi yapmayacaksın diyorlar.Gruplar hem kendi taraflarını düşünüyorlar.

sanatçı Hülya Polat oldu. Karadeniz türkülerini seslendiren Polat’a, az sayıda izleyici eşlik etti. Binlerce kişinin izlediği konserde sadece birkaç kişinin horona eşlik ettiği görüldü.

Karadeniz ismi ile birçok radyo ve televizyon kurulması doğru değil

        Karadeniz ismi ile ilgili birçok radyo ve televizyonun kurulması değil. Karadeniz televizyon kanalları içinde bir çekişme var. Karadeniz biz Karadenizlilerin değil, tüm Türkiye’nindir. Kültürümüzü tanıtalım. Kendi aramızda çekişme yapmayalım.Şu anda Karadeniz müziğinde çalışan çok kaliteli sanatçılar yok.Özel Karadeniz TV genel yayın yapamazlar.Çünkü arada kalite farkı çıkar.Karadeniz müziklerinin daha bilinçli yapılması gerekir.İzlenme oranı yüksek yayın kuruluşları programlara çıkan sanatçıları belli kategorilere ayırmışlardır. Bunun  dışında bu kategorilere giremeyen sanatçılar vardır.Bu yüzden arkadaşlarımızın kendilerini geliştirmeleri ve daha bilinçli çalışmaları gerekir.Benim o kadar param yok, o zaman bu işi yapmayacaksın.Çünkü o zaman işte bir kirlilik başlıyor. Bu işi doğru yapanlara yönelmemiz gerekir.Ben hangi yöreye gitsem o yörenin türkülerini okumaya çalışıyorum.

Karadeniz müziği farklı gruplar içinde ayrılmış durumda

       Karadeniz müziği farklı gruplar içinde ayrılmış durumdadır.Karadenizli sanatçılardan; tekno, rak, otantik, arabesk Karadeniz okuyan var. Ben bunların hepsini okuyorum. Rak Karadeniz okunan kitle çok farklı bir kitledir.Üniversite gençliği  rak ve tekno Karadenizi  biraz daha tercih ediyor.Halk ise arabesk tarzını benimsiyor.Otantik Karadenizi ise belli bir yaş üstü dinliyor.Şu an iki albüm biraz rak oldu.Kendi kendime göre albüm yaptım.Son iki albümde kendi hayallerimi gerçekleştirdim. Daha önceki kasetlerim başka firmalardan çıkmıştı.

 Kendi albümü kendi şirketimde çıkarıyorum

       Şimdi kendi albümü kardeşimle ortak kurduğum şirketimde çıkarıyorum.Maliyetler büyüyor, sponsorluk anlayışı hala benimsenmiş değildir.Müziklerin kopya edilerek çoğaltılmasına çok kızıyorum.Karadeniz şarkıları  genelde tekrardan ibarettir.Bunlara kolaylık getirecek izinler çıktı.Bundan zarar görüyoruz.Bütün şarkılar birbirine benzemeye çalışıyor.En kötüsü kişiler anonim şarkıların altına kendi isimlerini yazıyorlar. 

 Anonim türkü kalmayacak

       Bana göre yakında  anonim türkü kalmayacaktır.Allah bu sanatı bana tadında bırakmayı nasip etsin.Müzik beni bırakmadan, ben müziği bırakmak istiyorum. Magazin ortamına girmemeye çalışıyorum. Magazinde görünmek kısa vadede sanatçıya bir şeyler katıyor ama, uzun vadede halkın gözünde o sanatçıyı düşürüyor .Magazin gündemine değişik adlarla konu olmak iyi değildir .Ama magazin programlarını hiç kaçırmıyorum, hep izliyorum.Ama magazin programına çıkmam. Magazin programlarına gönüllü gidiliyor. Zaten magazin haberlerinin çoğu da yalandır. İzlettiriyorlar, bizde izliyoruz. Sanatçıların basında aile hayatlarının konuşulmasını  asla tasvip etmiyorum. Aile mahremiyetlerinin dışarı anlatılmaması gerekir. Sanatçıların ekran önünde aile hayatlarını anlatmalarını uygun bulmuyorum. Allah hiç kimseye yanlış yapma fırsatı vermesin, güzel şeyler yapmayı nasip etsin.Bu dileğimi bütün insanlar için diliyorum. 

Sanatçıların milletvekili adayı olmasına karşıyım  

        Sanatçıların milletvekili adayı olmasına karşıyım. Milletvekilliği adaylığı sanatçılarda da moda oldu. Bana göre herkes kendi işini yapsın. Bu işler film çekmeye, şarkı söylemeye benzemiyor. Bundan dolayı ben herkes kendi işini yapsın diyorum.Bir sanatçı olarak verdiğin şeylerle meclise girmek farklı şeydir. Komedi sanatçısı meclise girse kimse onu ciddiye almaz. Müziği bırakırsam 5 yıl sonra  Rize’den Milletvekili adayı olmayı düşünürüm.Sanatçı kimliği ile milletvekilliği adaylığı olunmaz. Ben ikide bir seçim yapılmasına karşıyım.”


Etiketler : #Karadeniz   #müziği   #istediğim   #noktada   #değil