logo

İŞ BİLENİN, KILIÇ KUŞANANIN

Dursun Ali YILMAZ

Başlığın anlamı sözlükte şöyle dile getiriliyor “Kim ki başkasının yararlanmadığı, yararlanmasını bilmediği bir şeyi elinde tutuyor ve ondan yararlanıyorsa, o şey, mal sahibinden çok onun sayılır.” Diye belirtiliyor. Buna istinaden bizde eğer bir hakkı en iyi şekilde uğraş vererek sahiplenmeyi bilen kişiye de hakkının verilmesi için söylenen ata sözümüz ile devam edelim.. Bakın ne diyor atalarımız;  “Sezar’ın hakkı Sezar”a…diyor ve başlıyoruz yazımıza …. Neden mi böyle başladık yazımıza.? Dinleyin anlatalım. Çalışanlar artık eskiden eşek gibi çalışıyordu şimdi ise eşek gibi değil, af edersiniz insanlar başarılı olmak için artık Köpek gibi Çalışıyor ve sonuçta başarıyor. Yıllar önce yola birlikte çıkıp, uzun bir süre bu birliktelikte birçok proje ve etkinliğe birlikte İmza atanlar STÖ ve STK çalışmalarının artık bulunduğu Trabzon camiası içinde yapabilecek bir manevra alanı bulamayacaklarını görüp yeni bir Trabzon Federasyonu kurup yollarını ayıran ilk başta eski Dernekler Birliği Başkanı ve TDF kurucu başkanı Tahsin USTA ile yola Çıkılmış olsa da, daha sonra hanı derler ya devletin idari dilinde görülen lüzum üzerine Tahsin Usta Federasyon başkanlığını bırakmış ve yerine Apar topar Haydar Dulkadiroğlu geliyor. Geliyor ama mevcut Trabzon Federasyon başkanı olması ile birlikte TDF’ nin de delegasyon görevini bırakmayıp Mayıs ayı öncesi Trabzon Federasyonunu feshedip TDF’ye iltihak etmesi beklenirken, geçen süre içerisinde bunun gerçekleşmesi mümkün olmuyor veya yapmak istenmiyor.     Şöyle ki; Trabzon Federasyonun feshi nerde, dün akşam davet edildiğimiz toplantıda Şubat 2013 tarihlerinde Yıldan yıla Trabzon günleri düzenlemek için yapılan hazırlıkların basına açıklaması ile karşılaşıyoruz. İşte buraya kadar her şey normal tam Haydar Dulkadiroğlu icraatını ortaya seriyordu. Esas olan konu ise yazımızın başlığında  da söylediğimiz gibi “İş yapanın, Kılıç kuşananındır.” boşa dememişler. Bundan 2 ay öncesinde yine Kuzey Yıldızı Trabzonsporlular Derneğinde yapılan bir ve birkaç toplantıda Tekin Küçükali’nin öncülüğünde başlatılan Feshane Trabzonlular günleri etkinlik çalışmaları yapılacak ve bu etkinliklerin bir ayağı da Ankara’daki Trabzon Vakfı olacaktı. Ve Trabzon’un İstanbul’da geniş katılımlı bir etkinlik yapılacak ve bu tarihlerinde,  22-23-24 Şubat 2013 tarihlerinde yapılması için ciddi kararlar alınıyordu. Bu toplantılara TDF yönetimini bizzat başında bulunan Mustafa DEMİR’de katılarak sözüm ona İstanbul’da ilk defa geniş katılımlı yapacakları Feshane günleri Yerel seçimlerin atmosferine ramak kala gövde gösterisine sahne olacaktı. Öyle ki; Siyasi nüfusunu ve İstanbul Beltur genel müdürlüğünde her türlü rezervi ve sözleşmelerin imzalanmasında her hangi bir problem olmaz düşüncesi içinde gayet rahat ve emin bir şekilde Beltur Genel müdürlüğüne TDF olarak dilekçelerini veriyorlar. Ve protokolün imzalanması için süreci takipte ihmal ettikleri ve peşinatını dahi vermeden ortadan kayboldukları belirtiliyor. Belturyetkililerinin defalarca aramalarına rağmen TDF yöneticilerine ulaşamadıkları o esnada Yine Feshane’de Trabzon Günleri düzenlemek için Trabzon’un kurtuluş günlerine gelen günlerinde etkinlikler düzenlemek için Beltur genel müdürlüğüne müracaat eden Trabzon Federasyonu da etkinlikler için Beltur yetkililer ile protokol’u yapıp peşinatını yatırıyor. kaporayı yatırıp, Beltur yönetiminden sözleşmeyi alan Trabzon Federasyonu vira bismillah deyip çalışmalara başlıyor. Dün akşam da yerel basına ikramsız vermiş olduğu ilk tanıtım toplantısı ile olay tüm detayları ile gün yüzüne çıkmış oluyor. Bizler de gazeteci olarak yapılan toplantıda tereddütlerimizi gidermeye çalışıp dilimiz döndüğünde soru üstüne soru yağmuruna tutuyoruz ama Başkan Haydar Dulkadiroğlu ser verip sır vermedi. Cevaplarından çıkardığımız sonuç ile de varmış olduğumuz kanaatimiz bize yazımızın başlığındaki gibi TDF’nin bir dilekçe ile her şeyin bitiğini düşünüp bekleyip dururken, Trabzon Federasyonun sözleşme imzalamasına meydan bırakmış oluyordu. İşte buna ancak “İŞ YAPANIN, KILIÇ KUŞANANDIR.” Atasözü en güzel şekilde ortaya koyuyor. İşte gelinen noktada TDF yönetiminin yapacağı tek şeyin şapkayı alacak eline, artık önüne mi koyar düşünür, yoksa Fındıkzade’deki Federasyon binasındaki portmantoya mı asıp yeniden olağanüstü kongreye gidip ve İstanbul’daki tüm Trabzon derneklerini bünyesinde alır. Demokratik bir şekilde çoğulcu bir yapı oluşturup güçlü Trabzon ve güçlü dernekler deyip Büyük Trabzon, Büyük Güç deyip yollarına devam ederler. İşte bunu Trabzon camiası gerçekleştirmezlerse amipler gibi parçalanarak büyümeye devam edeceklerini zannedip, her geçen gün yok olup küçüleceklerdir. Buda Türkiye’nin “T”siyiz diyen camiaya yakışmayacağı gibi, bu durumun ise İstanbul’daki Trabzonluların hiç birinin istemeyeceği bir durumdur. Ümidimiz bu değil tabii.. Bakalım bu yaşanan olay kol kırılır yen içinde kalır anlayışı ile mi yoksa yapılan suç duyurusu ile ortaya çıkacak mahkemelik durumla mı çözülecek.? Onu da bekleyip göreceğiz. Saygılarımla  

Facebook

Paylaş

Twitter

Paylaş

Google +

Paylaş

Whatsapp

Paylaş
Top