Huyumuzdan suyumuzdan aldı, Onur şimdi bizden biri oldu

Nurgül Günaydın

07-06-2013 00:00


Eskişehir maçını genel anlamıyla değerlendiren herkes aynı şeyi söyleyecektir. ‘Eskişehir oynadı, Trabzonspor kazandı’ Zaten bütün tv kanallarındaki spor program yorumcuları da bu konuda hemfikirdi. İstatistikler de onları doğruladı. Ne diyelim o kadar olsun, hep biz oynayıp ötekiler mi kazanacaktı…

Son haftaların en iyi takımı olarak gösterilen Eskişehirspor ile hakikaten çok kritik bir maça çıktı Trabzonspor. Her ne kadar eksikleri olsa da Onur ile Mustafa’nın dönmesi önemliydi. Maç sonrası da, ‘iyi ki döndüler’ dedik herkes gibi.

Dün maçın başlamasına 15 dakika kala hala tribünlerde büyük boşluklar vardı. Hatta protokol tribünü bile tıklım tıklım olduğunda (maça en son gelenler oldukları için bu örneği verdim) maraton ve kapalıda büyük boşluklar hala aynıydı. Bu görüntü ister istemez moral motivasyon açısından maça gelen herkesi olumsuz etkiliyor. Düşünün takım maç öncesi sahaya çıktığında boş tribünleri görünce futbolcular ne hissedebilir, nasıl bir motivasyon içine girerler?

Ve tıpkı Trabzonspor gibi, taraftar da ilk yarı hiç yoktu. Takım taraftara, taraftar da takıma giderek ayak uyduruyordu sanki. Neyseki Eskişehir’in ciddi ataklarında öncelikle Onur’un sonra da şansın yardımıyla ilk yarı 0-0 bitti. Özellikle ilk yarı tek bir organize atak olmaması ise Avrupa’da emin adımlarla ilerleyen takım adına hakikaten düşündürücüydü. Eskişehir neredeyse bulduğu her topu kaleye şut olarak gönderirken Trabzonspor’un cılız ataklarla gelen orta şut karışımı topları sonuç vermedi.

İkinci yarıda ise Allahtan Eskişehir ilk yarıdaki görüntüsünü kendisi bile unutuvermişti sanki. Ve bana göre son haftaların belki de en yerinde hamlesiydi Soner’in oyuna girmesi. Biraz daha iyi pas yapan ekip bu kez Trabzonspor olunca gol de geldi.

Oyundan biz bunu anladık.

*************

Gelelim işin öteki boyutuna….

Onur’u uzun uzun anlatmaya gerek yok, gören göz gördü zaten. Kadını-erkeği, çoluğu çocuğu maçı izleyen herkes Onur’un takımının hakikaten kaptanı olduğunu bir bir kez daha şahit oldu.

Farklı şeyler var Onur’da. Özellikle son iki yıldır Onur’u zaman zaman agresif, zaman zaman öfkesi kabaran, zaman zaman da bu öfkesini dışa vuran davranışlarıyla görür olduk. Kötü mü, elbette değil. Çünkü Onur gittikçe bize benziyor, bizim gibi davranıyor, bunu farkettik. O artık herşeyiyle bir Karadenizli bir Trabzonlu gibi hareket ediyor. Biz Onur’u sevdik, kazandık, bu halini de çok seviyoruz. Ee dile kolay, yaklaşık 7 yıldır Trabzonda yaşıyor. Huyundan, suyundan derken Onur sanırım herşeyinden fazlasıyla aldı Trabzon’un.
Özellikle dünkü maç sonrası dikkat edenler farkına varmıştır, eldivenleri elinden çıkardıktan sonra takımı sahanın ortasına toplayan, kolbastı oynamaları için organize eden isim de Onur’du. Hele hele taraftarın çağrısına uyarak takımı kale arkasına getirdiği zamanki coşkusu çok başkaydı.

Onur Trabzon’u Trabzonspor’u iliklerine kadar yaşayınca aynı şekilde özümsedi ve benimsedi. Bunun sonucudur bunlar. Ve iyiki de öyle oldu. Trabzonlu Trabzonsporlu Onur’u böyle daha çok seviyor. Trabzonspor’a Onur gibi futbolcuların sayısının artması gerektiğini düşünüyorum.

Son söz taraftarımıza. Evet onlar da yoruldu, artık kendi sahasında iyi ve mücadeleci bir takım izlemek istiyor. Gol sevincini daha fazla yaşamak, güzel futbol izlemek istiyor, tıpkı dünkü maçın son 10 dakikası gibi. Keşke hep öyle olsa. Sanırım Türkiye’de değil dünyada taraftarını ateşleyen takım dünkü maçıyla Trabzonspor olmuştur.  

Diğer Yazıları

  Çok Okunanlar1

  Anket

iyi olmuş
idar eder
kötü olmuş