Gurbetten memlekete başkan adaylarımız

Bülent ŞİRİN

07-06-2013 00:00


Türkiye her açıdan sıcak günler yaşarken bir yandan da ağır ağır yerel seçim hazırlıklarına başlıyor, aday adayları birer birer kendilerini gösteriyorlar. Bu seçim döneminde memleketteki ilçelerimizde sanırım geçmişte olmadığı kadar “dışarıdan” aday var. Dışarıdan hem lafın gelişi hem de ayırt etmek için kullanılmış bir sıfat, kimse yanlış anlamasın.

Dışarıdan” dediğimiz, yıllar önce memleketten ayrılmış, gurbet elde iyi kötü tutunup kendine toplum içinde muteber bir yer edinmiş, şimdi de memleketlerinde belediye başkanı olmak için ortaya irade koyan hemşehrilerimiz. Bu aday adayları arasında bizim de İstanbul’dan şahsen tanıdıklarımız var. Yomra’dan Şahin Çakır, Şalpazarı’ndan Muzaffer Bayraktar ve Necati Selvitop açıkladılar, bildiğim kadarıyla henüz açıklamamış olsa da İsmail Keskin’in adı da Arsin’den belediye başkan aday adaylığı için geçiyor. Trabzon’un diğer bazı ilçelerinde de gurbette yaşayan hemşehrilerimiz aday adaylığı için hazırlıklarını sürdürüyorlar.

Kuşkusuz bu son derece sevindirici bir hadisedir. Dediğimiz gibi yıllar önce gurbete çıkmış, çalışıp didinmiş ve kendi alanlarında kendilerini ispatlamış hemşehrilerimiz hepsi. “Ben geleceğim yere geldim, canımın istediği zaman gidip memleketimde sefamı sürerim, ağrısız başıma dert mi alacağım” diye düşünmeyip ellerini taşın altına sokarak memleketlerine hizmet etmek istek ve iradesindeler. Hiç oralı olmayabilirlerdi, hâttâ kimliklerini büsbütün unutup memleketlerine uğrama bile uğramayabilirlerdi. Böyle davranan hemşehrilerimiz de yok değil. Bizim gibi ruhu memlekette, bedeni gurbette olanların hoşuna gitmese de o da bir tercihtir, saygı duymak lazımdır. Tabii ki konumuz değiller, üzerinde durmayalım.

Bizim adayların karşısına çıkacak en büyük engel herhalde psikolojik engeldir. Yani gurbete çıkmayıp memlekette kalanlar kendilerince haklı gerekçelerle bu “geri dönüş”ten hoşlanmayabileceklerdir. “Türkiye’nin büyük çoğunluğu memleketten çeşitli sebeplerle büyük şehirlere göçerken biz o sebeplere rağmen memlekette kaldık. Baba ocaklarını tüttürdük, iyi kötü memleketi çekip çevirdik. Biz de sizin gibi terk etseydik dönüp gelebileceğiniz memleketiniz bile kalmayacaktı belki. Burada idareci olmak da en tabii hakkımız. Kusura bakmayın” cümleleriyle özetleyebileceğimiz türden bir ruh hali karşısına çıkabilir gurbetçilerin. Belki bunlar doğrudan adayların yüzüne söylenmez ama dolaylı yollardan hissettirilebilir.

Bir süre önce kendisiyle röportaj yaptığımız Yomra Belediye Başkan aday adayı Şahin Çakır’a karşısına böyle bir psikolojik engel çıkma ihtimalinin bulunup bulunmadığını, çıkarsa ne yapmayı tasarladığını sormuş ve şu cevabı almıştık. “Böyle bir ihtimal söz konusu bile değil. Yarın sizinle kalkıp Yomra’ya gitsek bana oradan dün ayrılmış muamelesi yapıldığını görürsünüz. İnsanlar bana hoş geldin bile demez, doğrudan hal hatır sorarlar. Hiç bağımı koparmadım, sürekli gidip geldim. Rüyalarımı bile hâlâ köyde görürüm. İstanbul’a gelirken bir şey yıkıp gelmedim, bir çalı bile satmadım.”

Şahin başkanın cevabından sonra düşündüm ki, benim şahsen tanıdığım başkan adaylarının hepsi aynı durumda. Yani hiçbiri memleketleriyle bağlarını koparmamışlar, sürekli gidip geliyorlar, hâttâ hayatlarının bir kısmı orada geçiyor. Bu insanlara başkan adayı olma hakkı tanımamak hakkaniyetle bağdaşmaz. Memleketten çok uzun yıllar önce çıkmış, imi timi bellisiz olmuş, ortalarda görünmemiş, nihayet günün birinde çıkıp gelerek bazı görevlere talip olmaya kalkmış biri olsa ona yönelen böyle bir tepki makul ve mantıklı olabilir.

Tabii gönül ister ki, hemşehrilerimiz gurbette de siyasette başarılı olsunlar, ikamet ettikleri bölgelerde belediye başkanlıkları elde etsinler. Bu konuda Karadenizliler olarak sayısal orana baktığımızda durumun pek de parlak olmadığını görüyoruz. Yani gurbetteki sayımız kadar yerel siyasette temsil edildiğimizi söylememiz pek kolay değil.

Fakat bu başka bir yazının konusudur, biz şimdilik aday adaylarımıza başarılar dilemekle yetinelim.
 

Diğer Yazıları

  Çok Okunanlar1

  Anket

iyi olmuş
idar eder
kötü olmuş