Feshane?nin ardından?

Bülent ŞİRİN

07-06-2013 00:00


Geçen haftanın son dört günü Feshane’de, Trabzon Federasyonu’nun düzenlediği Trabzon Günleri etkinliğindeydik. günebakış olarak biz de etkinliklerde stand açtık ve misafirlerimizi ağırladık, okurlarımızla sıcak temas kurmaya çalıştık. Genelde etkinlik, özelde bizim stand beklediğimizin çok üzerinde bir ilgiye mazhar oldu ve itiraf etmeli ki zaman zaman zorlandık. Ziyaretimize gelip de yeterince ilgilenemediğimiz dostlardan helallik diliyoruz. İnşallah önümüzdeki etkinliklerde daha tedbirli ve organize olacağız. Kısacası haylice yorulmuş olmamıza rağmen bizim için her şey güzeldi. Ali Öztürk beyin Trabzon’dan gelerek bizzat standda bulunması ve ziyaretçilerle hasbıhal eylemesi, döndükten sonra da güzel bir yazıyla bizi onurlandırması mutluluk vericiydi.

Etkinliğin kısa bir değerlendirmesine gelince… Sanırım 3. gündü, genç ve sağduyusuna inandığımız bir arkadaşa fikrini sordum. O da “iki faktör var. Birincisi bu etkinliğin gerçekleştirilmesi, ikincisi de halkın ilgisi. İkisi de oldu” dedi. Biz de aynen katılıyoruz. Etkinlik öncesi dönemde ciddi tereddütler yaşandı. Organizasyon başarılı olacak mıydı yoksa fiyaskoyla mı sonuçlanacaktı? Halk yeterli ilgiyi gösterecek miydi? Trabzon Federasyonu bu ağır yükün altından kalkabilecek miydi? Başta başkan Dr. Haydar Dulkadiroğlu’nun olağanüstü çabaları sonucunu verdi ve organizasyon bakan Erdoğan Bayraktar’dan milletvekillerine, AK Parti İstanbul İl Başkanı Aziz Babuşçu’dan Trabzon Valiliği ve belediyesine kadar hem kamudan hem de vatandaştan açıkça kabul gördü.

Elbette eksiklik ve hatalar vardı. En mükemmel organizasyonlarda bile kusur bulmak işten değildi ve bu organizasyonda da eksiklik ve hatalar vardı. Bunların bir kısmı -2007’deki organizasyonu saymazsak- ilk olmasından, bir kısmı da organizasyon hakkındaki tereddütlerden dolayı olsa gerek yeterli sponsor desteğinin bulunamayışından.

Biz de tereddütte olanlardandık. İstanbul’da uzun süreden beri düzenlenen etkinliklerdeki halk katılımına bakarak, insanların artık böyle geniş çaplı organizasyonlara eskisi kadar ihtiyaç hissetmediğini, gelişen internet teknolojisi sayesinde hem kendi aralarında görüşebildiklerini hem de istedikleri sanatçıyı istedikleri zaman dinleyebildiklerini göz önüne alarak belli bir doygunluğa ulaşıldığını düşünüyor idik. Feshane’de Trabzonluların sebep olduğu izdihamı görünce yanıldığımızı anladık ve tabii ki çok sevindik.

Etkinliğin mahiyeti ve içeriği tartışılabilir, tartışılmasında da fayda vardır. Mesela açılışta konuşma yapan yetkililerin de takdir hisleriyle karşıladıkları kardeş şehir uygulaması bizce de yerindeydi, ancak Urfalıların gün boyu verdikleri müzik ziyafetinin Karadeniz ezgilerini bastırması olmadı. Gelecek yıllarda buna dikkat edilmesi gerektiğini düşünüyoruz.

Etkinliklerde sanatsal faaliyetlerden eser bulunmadığını, yayla şenliğine benzediğini söyleyenler var. Bu da yanlış bir tespit değil, ancak diğer salonda paneller düzenlendi ve çok az kişi takip etti. Hâttâ bir panel ilgisizlik yüzünden iptal edildi. Aynı salonda türkü ve horon olduğu saatlerde insanlar birbirini çiğnedi. Ortalama insan profilimiz bu. Ona göre davranmak zorundayız. Entelektüel düzeyi yüksek bir etkinlik düzenleyip de kimse gelmeyince halkın cahilliğine bıyık altından gülmenin kimseye bir yararı olmuyor. Ne o insanların kültür seviyesi yükseliyor ne de siz o insanların umurunda oluyorsunuz. Zamanla planlı bir tasnif yapılıp, daha geniş ve doyurucu bir konsept uygulanabilir.

Konularımız bitmedi ama baba dostum ve meslek büyüğüm Sayın Hikmet Aksoy’un değerli tavsiyesine uyarak kısa kesiyorum. Kısmetse yarın da Feshane etkinliklerinden yola çıkarak mevcut iki federasyonlu yapı başta olmak üzere biraz felsefi arka plan okuması yapacağız.

 

Diğer Yazıları

  Çok Okunanlar1

  Anket

iyi olmuş
idar eder
kötü olmuş