Feshane?deki etkinliği gölgeleyen

Bülent ŞİRİN

07-06-2013 00:00


Feshane’deki etkinliği gölgeleyen aslında Trabzonspor Kongresi değildi: Bu sene yöresel gıda ürünlerinin satışına izin verilmemişti ve bu değişiklik organizasyonun köküne kibrit suyu dökmek anlamına geliyordu.

Her yıl Feshane’de Trabzon’un Feşi’nin Yıldönümü Kutlamaları adı altında gerçekleştirilen Trabzon Tanıtım Günleri bu sene güvenlik gerekçesiyle Ekim sonundan Aralık başına ertelendi, tarihleri çakıştığı için de Trabzonspor Kongresi’nin biraz gölgesinde kaldı.

Feshane’deki etkinliği gölgeleyen aslında Trabzonspor Kongresi değildi: Bu sene yöresel gıda ürünlerinin satışına izin verilmemişti ve bu değişiklik organizasyonun köküne kibrit suyu dökmek anlamına geliyordu. Çünkü hem Feshane’ye gelenlerin çoğunun ziyaret sebebi bu ürünlerin alışverişiydi hem de düzenleyen kuruluşun (bu organizasyonda Trabzon Dernekleri Federasyonu’nun) önemli geliri esnafa kiralanan stantlardan geliyordu. Nitekim bu sene katılım hissedilir derecede düştü ne yazık ki.

Bu problem kimden ve nereden kaynaklanmıştı? TDF Genel Başkanı Mustafa Demir, etkinliğin açılış konuşmasında “bürokrasiyi aşamadıklarını” söyleyip satış olmayacağından dolayı katılımcılardan özür dilemişti. Peki geçmiş yıllarda varlığının dahi farkına varılmayan bu bürokrasi engeli ne olmuştu da birden bire ortaya çıkmıştı? Bir rivayete göre iki hafta kadar önce Sinop Günleri’nde bir vatandaş satın aldığı peynirden zehirlendiği için bu karar alınmış ve titizlikle uygulanmaya başlanmıştı.

Biz ortaya çıkan bu durumun kimin kusuru ya da eksikliği olduğunu bütün önemine rağmen bir yana bırakalım ve bize göre esas meseleye gelelim. Hep söyledik, gurbet elde iki tane bile olsa hemşehriyi bir araya getirmek önemli bir şeydir. Bunun peynir-tereyağı ticareti vesilesiyle olması da bizim için kabul edilebilirlik sınırları içindedir. Profilimiz böyleyse bunu kabul etmek lazımdır, burun kıvırmak ya da küçümsemekle bir yere varamayız. Problemi yok saymakla, hele dile getirenlere kızmakla hiçbir yere varamayız.

Defalarca yazdık söyledik: Bu gürültüye, bu kalabalığa aldanmayın. Zamanında milyonların gelip seyrettiği Gülhane Konserleri birden bire bitti de kimse ne olduğunu bile anlamadı. 25 yıl önceydi bu söylediğimiz. Şimdi devam etseydi de İstanbul’un orta yerinde renkli bir gelenek yaşıyor olsaydı iyi olmaz mıydı? O zaman da ciddi organizasyon hataları yapıldı, uyaranlara kulak asılmadı, kuvvetle muhtemel hep öyle gidecek sanıldı, sonra dediğimiz gibi.

Yenikapı’daki yeni yapılan alanda devam edilecek” denildi, kaç defadır hâlâ Feshane’de yapılıyor, insanlar oraya tıkış tıkış ediliyor. Söz konusu organizasyon alanının inşaatının henüz bitirilemediğini işittik, tabii bunda TDF’nin bir kabahati yok ama iş işten geçmek üzere ne yazık ki.

Bu noktada TDF’nin “İstanbul dışı” hamlelerini takdir etmek gerekiyor. Önümüzdeki takvimde Bursa, Antalya ve Avrupa’nın çeşitli merkezlerinde de benzer etkinlikler yapılacak. İstanbul’da bu derenin balığı bitmek üzere, fakat o diğer merkezler henüz çok bakir. Bu ambians oralarda daha rafine ve organize bir şekilde sağlanabilirse büyük kazanç olacaktır.

TDF Genel Başkanı Sayın Mustafa Demir’le Trabzonspor Dergisi için yaptığımız röportajın başlığı “Trabzon’un Yükü Ağırdır” idi. Bu ağır yük Feshane ve benzeri organizasyonların ağırlığından ibaret değildir. Trabzon ve Trabzonluların ciddi sorunları vardır, bu sorunların en büyüğü de bize göre ağırlıklarının Türkiye’nin hayat pratiğine hak ettiği kadar yansımamasıdır. Sistem’in Trabzonspor’a reva gördüğü muamele sözünü ettiğimiz sorunun en açık görüntüsüdür, futbol en popüler alanlardan biri olduğu için en net orada görülmektedir. Trabzon’un İstanbul’daki en üst düzey sivil toplum örgütü de bu sorunların çözümü için çaba sarf etmelidir.

Diğer Yazıları

  Çok Okunanlar1

  Anket

iyi olmuş
idar eder
kötü olmuş