DERNEKLERİN AĞA BABALARI - RİDEF VE TDF

Dursun Ali YILMAZ

07-06-2013 00:00


Hatırlarsanız geçtiğimiz Sayımızda STK? lara Teşekkürler ederek... Sonunda devamı gelecek sayımızda demiştik...

ADIM HIDIR ELİMDEN GELEN BUDUR DEMEKLE OLMAZ.. Rize Dernekler Federasyonu? nun Kadıköy?de yapmış olduğu, bize göre bir çok yanlışlıklar içeren olasılıklar ile dolu fakat yapanlara, yani düzenleyen Federasyon yönetimine ve şenlik komitesine göre ?anca bu kadar olur? açıklaması ile sonuçlanan bir şenlik yapıldı. Final akşamı Federasyon yönetiminin sahne show?u ile son bulan 14 günlük Rize tanıtım günlerinin ardında bıraktığı izleri yazma gereği duydum. Rize Tanıtım günlerine bakıldığında Horon ve Türk varlığında insanları eğlendirme yönünde güzel gözüken bir etkinlik olduğu ilk bakışta göze çarpıyor.

TANITIM GÜNLERİ DİYORSUN TANITILACAK KÜLTÜR NEREDE.. Rize?nin Kültür Tanıtım Günlerini diye etkinliklere bakıldığında ise görüntü Rize insanın öz kültür ve ananeleri, örf, adetlerini yansıtan bir perspektifi görmek için mercek kullanmak gerektiği noktasında herkesin hem fikir olduğu kanısı ortaya çıkıyor. Aslında Federasyonun yönetim yapısı Ve Rize?nin İstanbul gibi bir metropolde irili ufaklı 200?e yakın derneğinin olmasına karşılık Kadıköy İskele meydanında sayıları 15?i bile bulmayan katılımcı dernekler ile bu organizasyonun iyi yapılmış ve başarılmış ve sonucun iyi olduğu anlamına geliyor.

RİZEDEN VE İLÇELERDEN KURUM VE KURULUŞLAR NEDEN YOKTU.. Bu tip organizasyonlarda derli-toplu bir bütünlük içinde Rize?nin bağrından kopup İstanbul?a Gelmiş tüm ilçe insanlarının günlerinde kaynaşmasını sağlamaksa amaç, bu ilçenin bu meydana var olması için Federasyon yöntemin en azami noktada fedakârca çalışması gerekirdi. Bazı ilçeler yoktu ve Federasyon onların olmamasını umursamadı. Bunu yanında Kadıköy iskele meydanında her ilçenin kültürünün yansıtıldığı stantlar kurulmalıydı, her ilçenin kamu kurumu kuruluşundaki yöneticilerin katılımı sağlanmalıydı. Yöresel, giysi, el becerilerinin serpildiği yerler olmalıydı.

YÖRESEL HER ŞEY OLMALIYDI.. Yöresel yemeklerin azda olsa ziyaretçilere sunularak derneklerin bütçelerine katkı sağlayacak çalışmaların hiç olmadığı, hatta Büyükşehir Belediyesine ait zabıta kuvvetlerinin bile dernek stantlarındaki, yönetici ve görevlilere, satış yapmaması konusunda uyarıldığı bir Rize tanıtım günleri yaşanması kabul edilebilir bir durum olmamalıydı, Gelecek yıl bu tip yaklaşımların olmamasını diliyoruz.

Rize tanıtım günlerinin ve organizasyonun Basında ciddi manada eleştirildiğini de gördük. Elbette ki yukarıda anlatmış olduğunuz Gelişmelerin dışında güzel şeylerde oldu. Tabiî ki, bunlarda extra.

HEMŞİN OLMAZSA OLMAZ.. Yapmış olduğunuz Hemşin gecesi ile tanıtım günleri için Hemşin olmazsa olmaz dedirtmeyi başardık. Bir başka durum ise ÇAYDEF neden yok dedik. Bunun yerine ince sırt derneği yapmış olduğu gece ile Çayelileri meydana topladı. Etkinliklerin en renkli derneği Tunca Derneği kurmuş olduğu yöreye otantik Standı ile en iyi özelliğe sahip ödüle layık gösterilmesi oldu. Renkli halk oyunları ekibi ve İlk gecenin etkinliklerini yapmış olması ile kapanışı da yapan Rize ıhlamurlu çevre köyleri derneği ise en çok hafızalarda yer edecektir. Rize ıhlamurlu gelecek yıllarda da ses getireceğini göstermiş oldu.

İki hafta boyunca her akşam yapılan gecelerin en ilginci ise Nur abla kuru fasulyecisinin gecesi oldu. Bu gecede kırk kişilik mutfak kadrosu bembeyaz elbiseler içinde beyaz melekler diye adlandırılan hemşireler gibi sahneye dizildiler. Tanıtım içerisinde düzenlenen gecelerden İkizdere Derneğinin yapmış olduğu gece konuşmacı Dr. İslamoğlunun HES?ler ile ilgili siyasi söylemlerde bulunması üzerine organizasyonun yöneticisi tarafında mikrofonun sesinin kesilmesi ve canlı yayının durdurulması sonucunda oluşan ve hafızalara kazınan tek olumsuz durumun olduğunu gözlemledik.

Bu yapılan etkinliklerin genelde hiç yoktan daha iyidir. Bir çalışma olarak baksak ta, organizasyondaki eksikliklerin enine boyuna mercek altına alınması ve Federasyon Yönetiminin bundan sonra yapacağı bu tip çalışmalarını ciddi bir şekilde tasarlayarak yapıp, bütün Rize?yi ve Rizelileri kucaklayacak şekilde gerçekleşmesini arzuluyoruz ve görmek istiyoruz, diyebilme, isteyebilme hakkını kendinde görüyorum bir Rizeli olarak.

Bir ikinci konu başlığım Bölgenin en önemli illerinden Trabzon?a gelelim. Trabzon Tarihten gelen süreçte hep ön planda olmuştur, olmaya da devam edecektir ama bu önde olması en tabii ki kurumların bu önde olma özelliğinin temel taşlarıdır. Bu gerek kamu kuruluşları gerekse Sivil Toplum Kuruluşlarıdır. Kamu Kuruluşları devletin Bürokratik sistemi içerisinde zaten kendilerine verilmiş olan görevleri yapmaktadırlar. Esas olan Sivil Toplum Örgütleri olarak müteşekkil olan dernekler, vakıflar ve federasyonların Sivil Toplum Kurumları olarak kendilerine düşen yöreye yönelik yapması gereken hizmetlerini gerçek manada yapmamalarından ortaya çıkan sonucun hiçte iç açıcı olmadığını gün yüzüne çıkarıyor.

 

Bu meyanda Akla Trabzon Dernekler Federasyonu geliyor. Şu sıralar kayıplarda mı acaba, bize mi öyle geliyor diye düşünmeye başlıyoruz. Son kongreden sonra sesiz sedasız bir yapıya büründüğü, hani derler ya sessizlik iyiye alamet değildir derler dedelerimiz. Bekliyoruz harekete geçmelerini. Trabzon dernekleri federasyonun da yukarıda saymış olduğum Trabzon?un gelişmesi ve tanıtımında söz sahibi olan Trabzon?un kurumları arasında yer almakta, bu vesileyle yapacağı her faaliyet doğrudan Trabzonluları ilgilendirdiği için gelişen süreç içindeki sessizliğine bir dur deyip, harekete geçmesi gerekiyor. Aksi halde geçtiğimiz altı ay önceki kongrede tekrara göreve devam için üyelerden yetki alan yönetimin gerek yönetim içinden, gerekse diğer dışarıdaki muhaliflerin tarafından ciddi eleştirilere maruz kalacakları da bir gerçek olarak gözüküyor bizden duymuş olmayın demekten başka söz etmekten de kendimizi alıkoyamadık. Malına mıhına dokunmadan inceden dile getirdik. Beden uyarması.

Diğer Yazıları

  Çok Okunanlar1

  Anket

iyi olmuş
idar eder
kötü olmuş