Bmn, Şal-Fed ve Trabzonspor?

Bülent ŞİRİN

07-06-2013 00:00


Geçen pazar günü İstanbul?da iki güzel organizasyona katıldık. Birincisi, bordomavi.net?in İstanbul kanadının düzenlediği kahvaltıydı. Bordomavi.net (BMN) özellikle ve ağırlıkla İstanbul?da düzenlediği organizasyonlarda her seferinde bir öncekine göre daha profesyonelleşiyor, gitgide kurumsallaşıyor.

Benim ve zannediyorum pek çok katılımcı arkadaş açısından günün en önemli kazancı, sayın Ergin Kulaçoğlu beyefendi gibi sembol bir ismin aramızda bulunmasıydı. Ne yazık ki böyle bir değerle ancak 40 yaşımda tanışma fırsatı bulabildim. Trabzonspor?un nasıl olup da geçmişte o başarıları elde ettiğini kavrayabilmek için Ergin bey?i çok fazla tanımak gerekmiyor; kendisine şöyle bir bakıp o asil görüntüsünü bir enstantane olarak zihninize yerleştirmek yetip de artıyor bile. Lûtfedip bizimle birlikte olduğu için kendisine ve gelmesine vesile olan arkadaşlara çok teşekkür ediyorum. Eğer Ergin bey gibi değerler taraftarımıza gerektiği gibi ve yeteri kadar tanıtılabilirse, ?böyle giderse taraftarımız kalmayacak, çocuklarımız artık başka takımları tutuyorlar, eriyip biteceğiz, yok olacağız? gibi vehimlerden kurtulup gerçek anlamda bir özgüvene sahip olacaklardır.

Elbette orada görmekten memnun olduğumuz tek insan Ergin Kulaçoğlu beyefendi değildi. Değerli dostlarımız Aksal Yavuz, Aytekin Akay, Bülent Gürkan, Yavuz Saltık ve Zeki Gökçe ile öyle bir Trabzonspor sohbeti yaptık ki, ne zamanın geçtiğini fark edebildim ne de doğru dürüst kalkıp diğer arkadaşlarla yeterince ilgilenebildim.

BMN, Trabzonspor Dergisi?nde ?Postmodern bir grup? başlığıyla konu edilmişti. Gerçekten de değişen ve gelişen taraftarlık konsepti içinde bu sıfatı hak etmiyor değil. Kulüp taraftarlığı denince akla gelen bir takım negatif olgular bu grup bünyesinde kendisine yer bulamıyor, grup bu konuda takdire şayan bir titizlik gösteriyor. Kurucu ve yönetici irade kendisini tribün grubu olarak tanımlamıyor tanımlamasına. Ancak konsept ne kadar değişip gelişirse gelişsin, BMN bu konsepte ne kadar uygun düşerse düşsün tribünün öneminin azalmayacağı açıktır ve birbiriyle tartışan, görüşen, fikir alışverişi yapan, böyle güzel organizasyonlarda bir araya gelerek yiyip içen, konuşup gülen, internet üzerinden ses getiren protestolar gerçekleştiren insanların bir alt kimlik parantezinde toplanması kaçınılmazdır ve bu süreç çoktan başlamıştır. Bu sürecin bir yerlerinden itibaren, BMN?nin tribünde kendi bağımsız iradesiyle yer alması da kılavuz istemeyen köylerden biridir.

İkinci organizasyon bir akşam yemeğiydi. Trabzon Şalpazarı Dernekler Federasyonu?nun (ŞAL-FED) düzenlediği yemek? Orada uzun zamandır göremediğim çocukluk arkadaşlarımı, kadim dostlarımı görmekten tarif edemeyeceğim kadar büyük bir mutluluk duydum. Tabii Şalpazarı denince bu yemeğin kemençesiz, horonsuz ve eğlencesiz bir organizasyon olarak düşünülmesi imkan ve ihtimal dışıydı. Şalpazarlılar için horon nefes alıp vermek kadar, yolda yürümek kadar doğal bir aktivite. O kadar ki, sahnenin yanında kendilerine ayrılmış masada oturan dernek başkanlarının müziğin coşkusu karşısında hep birlikte kalkıp, oturdukları sandalyelerin hemen arkasında bir horon ekibi kadar uyumlu bir şekilde oynamaları belki de bir tek benim dikkatimi çekti.

Şalpazarlılar, son yıllarda örnek bir teşkilatlanma içine girerek, sadece horonda usta olmadıklarını göstermeye başladılar. Başlıbaşına ŞAL-FED?in varlığı ve bahsini ettiğim muhteşem organizasyon bunun en son ve en çarpıcı göstergelerinden biriydi. Doğrusu bundan on sene kadar önce bunların gerçekleşeceğini rüyamda görsem hayra yormazdım.

Sürekli okuyucularımız bütün bu anlattıklarımla Trabzonspor arasında nasıl bir bağ olabileceğini hemen anlamışlardır. BMN üyelerinin İstiklâl Caddesi?nin orta yerinde, orada bekleyen bir alay polisin en ufak bir müdahalesi olmadan, rastgele geçmekte olan vatandaşların ve yabancı turistlerin hayran bakışları arasında kurdukları horon, Şalpazarlıların Ümraniye?de gökkubbeye saldıkları hoş sada, Trabzonspor?un ne anlam taşıdığını, nasıl bir ağırlığa sahip olduğunu, nerede ne kadar var olduğunu cümle aleme ispatlamak için yetip de artacak göstergelerdir.
Diğer Yazıları

  Çok Okunanlar1

  Anket

iyi olmuş
idar eder
kötü olmuş