logo

Bir Gümüşhaneli,Rize'nin Kurtuluş Yazısı

Dursun Ali YILMAZ

Her platformda Trabzonluyum deyip,aslında Gümüşhaneli olan,bir zamanlar Trabzonda gazetecilik serüvenine başlayan sözüm ona usta gazeteci şiarımız her halde Trabzonu ve İstanbuldaki Trabzonun işlerini ve problemelerini bir güzel düzelti her haldeki,iş Rize'nin Kurtuluşa varması veya varabilmesi için oturup bir zamanlar baştada belirtiğimiz gibi aslına bakarsan Gümüşhane Kelkit ilçesi nüfuslarında vatandaş olarak kütüğe kayıtlı olmasına rağmen israrla her ortamda " ben Trabzon'a hizmet etmek durumundayım bir Trabzonlu olarak " demeyide kendince sloğan halıne getirmesi ile ünlenen gazeteci ustadımız!......Rize'nin o kadar ileri gelen işadamları,siyasetçisinin babucunu dama atarcasına Rize'nin  nasıl kurtulurunu kaleme aldı.Siz okuyucularımız için aşağıda yayınlıyoruz.   RİZENİN KURTULUŞU     Zeki Gökçe zgokce@takagazete.com Tarih: 07.03.2010 Saat: 08:22:41 (121 okuma)     Geçtiğimiz günlerde Rize’nin düşman işgalinden kurtuluşunun 92. yıldönümünü kutladık. Aslında Rize’nin düşmanlardan yana pek sıkıntısı yok! Rize’nin Rizelilerden yana sıkıntısı var, bu aralar. Çünkü şehrin ekonomisini canlandıracak, Rize’nin en az Çaykur kadar ülke ve dünya çapında reklâmını yaparak tanıtımda önemli olacak olan Rizespor’un kurtuluşa ihtiyacı var.      Rizespor kimlerden kurtulması gerek? Takıma maddi manevi destek vermeden, şehirde olumsuz eleştirileriyle, futbolcuların kafasını karıştıran kişilerden kurtulması lazım.      Rizespor, Rize için her yönden çok önemli bir kurum olduğunu bilmeyenlerden kurtulması lazım. İsterseniz bölgemizi ilgilendiren bir fıkrayla anlatayım Rizespor’un kurtuluşunu!       Rize’de Tusunami ile ilgili panel düzenlemişler. Panelistler panele katılan halka Tusunami ile ilgili bilgiler veriyorlarmış. Panelist “tusunami sırasında yükseklere çıkmalısınız. Sahilden uzaklaşmalısınız, yanınıza şunları almalısınız. Şöyle yapmalısınız böyle yapmalısınız …” diyerek anlatırken Rizeli bir Hala “uşağum pırak dusunamiyi, dusunami bize henüz bişe ettiği yok. Biz ne çektiysek Ruslardan nataşalardan çektuk” demiş.       İşte Rizespor’un da şu anda Ruslardan değil de Rizelilerden çektiği çok! Neden mi?         Bu sezon başından itibaren kaç tane teknik direktör değiştirerek en sonunda Kayıhan la devam ediyorlar mücadeleye. Bundan önce Karadenizli Metin Diyadin, Hasan Vezir, Oktay Çevik, Erdoğan Arıca, Giray Bulak bile görev yaptığı Çaykur Rizespor’da başarılı olamadılar.         Peki, ! ‘neden acaba’ diye hiç sordunuz mu kendinize? Türkiye’nin en mükemmel statlarından biri Rize’de. Bank Asya’da en iyi kadrolardan biri de Çaykur Rizespor’da. Ne eksik ! Birlik ve beraberlik eksik, Rize’de.         Rize siyasetçileriyle, halkıyla, muhalefetiyle, yönetimiyle eğer tek yürek olamazsa, şampiyon da olamaz. Rize’de Pazar günleri yapılacak pek sosyal bir aktivasyon yok gibi. Ama buna rağmen maç günü stadyum istenildiği tribünleri doldurulamıyor. Sahada oynayan 11 yeşil mavili renklerdeki futbolculara 12. güç denilen taraftar yeterli desteği veremiyor.        Uzun yıllar bu takımın yükünü Cengiz ailesi çekmedi mi? Cengiz ailesi yönetimi bırakınca işte her şey ortada. Başarılı yönetimler oluşamadığından Rizespor A.Ş kurularak profesyonel yönetim için ilk adımlar atıldı. Ama yetmiyor. Çünkü şehirde şu ve ya bu nedenlerden dolayı bütünlük sağlanamadı. Her yerde olduğu gibi siyaset sanki futbola da bulaştı. Buda iktidar ile muhalefet yöneticilerini veya taraflarının ÇAYKUR RİZASOR,  etrafında tek yürek tek ses olmalarına engel oluyor gibi.          Hiç unutmam Trabzonspor’un 2.ligde ki maçlarında, Avni Aker’in etrafında 53 plakalı minibüslerle doluydu. Yani Trabzonspor’un şampiyonluklarında Rizeli taraftarların da desteği vardı. Rize ile Trabzon laf da değil özde kardeş iki il. Ama ilişkiler kardeş gibi olduğunu zannetmiyorum. Yani futbolcu alış verişleriyle birbirlerini desteklemiyorlar mı? İki ilin yöneticileri sık sık bir araya gelmeliler. Eskiden olduğu gibi taraftarlar arası destekler olmalı ki Çay Kur Rizespor daha da güçlü olsun.         Böyle sorunların olduğu yerde İsmail Türüt yıllar önce türküsünde de söz ettiği RİZENİN AĞALARI  takıma kulübe sahip çıkarak destek vermeleri gerekiyor ki taraftar bu güzellikler karşısında stat da ful şekilde rakipleri bunaltan morallerini bozan takımına sahip çıkan sloganlarıyla galibiyetlerde payı olsun.Moral çok önemli Teknik kadroya ve oyunculara moral Rizenin ağalarıyla başlayarak taraftarla devam ederse bütünlük sağlanmış olur.Morallerin yüksek olduğu yerde başarı kendiliğinden gelir.       Düşmanlar, 92 yıl önce bölgeyi terk etmiş köylerine gitmişler.Onun için Rize’nin kendi içinde ki birlik ve beraberliği sağlamının yollarını hep birlikte bularak, Çaykur Rizespor’un da  layık olduğu süper lige ulaşıp burada kalıcılığı artık sağlanması gerekir. Bunun için de tüm Rizelilerin önce Rizesporluyum demeleri gerekir.        Son sözlerim de yerel Tv’lerde yapılan Rizespor’la ilgili programlarda ve yorumlarda üsluplara biraz daha dikkat edilmesi gerekir. Şahsi duygularla değil ne kadar yerel televizyonlar desek de uydudan tüm dünya ve bizler de, bu programları izliyoruz. Biraz daha profesyonel olunarak sunumlar ve eleştiriler yapılmalı.         Bakın sırası gelmişken buradan belirtmeliyim ki Rize, iline ait uydudan yayın yapan kaç tane televizyon varken, kardeş şehir Trabzon’da henüz uydudan 1 tane bile yayın yapan televizyon yok. Demek ki Rize istese şampiyon bile olur.        Çünkü Rize’nin ağaları, tüm dünyaya nam salmışlar. Siyaset ve iş dünyasının ağaları Rizeli.        Başarısız Rizeli gördünüz mü hiç?         Sevgili Atmacalar, siz isterseniz türbinde ve şehirde futbolcuları coşturur, “BİZE HER YER RİZE”  diyerek takımını tüm maçlarında yalnız bırakmazsınız.         Yeter ki RİZELİLER istesinler…  

Facebook

Paylaş

Twitter

Paylaş

Google +

Paylaş

Whatsapp

Paylaş
Top