logo

Allah-u Teala var, inanıyoruz

Dursun Ali YILMAZ

Değerli Okuyucularım son zamanlarda sizlere kendim yazı yazmak yerine değerli yazar abi ve kardeşlerimin yazılarını sunarak konularına göre sizleri düşünmeye sevk ediyor.İşte bu haftakı yayınlayacağım yazıda Beykoz'un en iyi gaztelerineden DOSTBEYKOZ'un Yazi İşleri Müdürü ve Yazarı arkadaşım Muharrem KAŞITOĞLU'nun ilgilinize çekecek bir yazısını yayına ladım.Umarım bazıları bu yazıyı okuduğunda şapkalarını önüne koyup bir defa daha düşünecek,acaba bizde bu yazıdaki yazılanlar ile örtüşüyormuyuz diye.Ne diyelim şimdi yazıyı okuyun görün .Kalınsalıncakla Muharrem KAŞITOĞLU Allah`sız Müslümanlık -Allah var mı? -Allah-u Teala var, inanıyoruz. -Peki, neden yok gibi yaşıyoruz? Hasan Bülent Kahraman bir yazısında ?Türkiye?de 8 yıldır muhafazakar bir hükümet olduğu söyleniyor, ama muhafazakarlık ve muhafazakar yok? diyordu. İddiası gerçek galiba diye düşünüyorum zaman zaman.        Huzur ve mutluluk dini olan İslam, emir ve yasaklar dini olarak algılanmaktan kurtulamıyor olabilir mi? Namaz kılıp oruç tutmak ve tamam ben Müslüman?ım demek yeterli mi sizce bilemiyorum. İbadetlerimizin içinde Allah ve O?nun sevgisi ne kadar? İbadetleri Allah?ı severek yapanlar mı, gösteriş için yapanlar mı çoğunlukta? Zafer, gösteriş Müslümanlığı yani şekil Müslümanlığının mı oluyor? Bu soruları soruyorum sıklıkla kendime.        Abdestsiz namaz kılanların yanı sıra, 5 vakit namaz kılan, oruç tutan, her yıl hacca gidip de yanında çalışanın hakkını yiyen, bulunduğu makamlarda kendine göre kılıflar bularak devleti soyan, yetim hakkı yiyenlerin sayısının hızla arttığı Müslümanlık modelinin neresinde Allah? Peki, karşısındakinin dikkatini çekmemesi ve şehvet uyandırmaması için başını ve boynunu ört emrine uyup, öte yandan en ağır parfümleri, şişeyi boca edercesine üstüne döken ve karşısındakinin dikkatini daha fazla çeken Müslüman modelinin neresinde Allah?         Her şeyi kuşatan Allah?ın, her zaman yanımızda olduğunu unutan ?hacı yağıyla parfüm arasında? sıkışmış günümüz Müslümanlarının, İslam?ın hiçbir şekilde kabul etmediği riyakarlık girdabına bilerek ya da bilmeyerek girdiğini kabul etmeliyiz. Her alanda ve anlamda çelişkilerle boğuştuğumuz modernizm safsatasıyla, geleneksel İslam anlayışı arasında kalan insanların, bozuk halet-i ruhiyelerinin en belirgin göstergelerini yaşadığımız bir dönemdeyiz.       İnsan, evrene bir irade beyanıdır ve bu tek-tek bütün insanlar için geçerlidir. Her insan şüphesiz günahı ve sevabıyla kendi gerçekliğini oluşturur ve yaşar. Kendi gerçekliğimiz bizi hangi mükemmeliyet derecesine götürürse biz O?yuzdur. Unutmayalım ki, iyilikte ve kötülükte tercih sonsuzdur.       Kendimizi çek etmemiz gerekiyor. İbadetlerimizi içtenlikle ve Allah?ı yaşayarak yapıp, mutluluk ve huzur yolunda mı ilerliyoruz, yoksa günlük alışkanlık dahilin de ibadet edip gerçek mutluluk ve huzurdan uzaklaşıyor muyuz?         Bilgi çağında bozulmaya yüz tutan İslami yaşayışımız, daha da önemlisi algılayışımız, sorgulanması gerekli değil mi? Sayısı her geçen gün artan Müslüman kılıfına girmiş, Allah?tan bi haber yaşayanlarımızın çokluğu bizi ürkütmesin mi artık? İnancını gerektiği gibi yaşamayan bizler, yaşadığımız gibi inanmaya başladığımızı kabul etmek zorundayız. Çünkü örnekler bunu gösteriyor. İşimize gelmeyen bu acı gerçekten ?bu konuyu geçelim? geyik muhabbetiyle kurtulmamız mümkün mü? Tabi ki, hayır. Farkında olduğumuz, ama üzerine gitmekten korktuğumuz uyarlama Müslümanlığın yaşamımızdaki etkinliği, ürkmemiz gereken bir boyuttadır. Dini felsefeyle başlayan, mantıkla kendini bulan yolculuğumuz bugünlerde, yani modern Dünya?da,  postmodern etkiler altındaki fikirlerin ürettiği bağnazlıkla karşı karşıya ve bundan kurtulmamız gerekiyor.   ?Ey dipdiri meyyit, iki el baş içindir,  Elde senin, başta senindir.  Kurtarmaya azmin niçin böyle süresiz  Sen mi, yoksa ümidin mi yüreksiz?       Hani bazen deriz ya, insan önce kendinden başlamalı düzelmeye. Bunun için de çevreyi ve kendimizi iyi analiz etmemiz şarttır. Ben gerçeklerin suratıma tokat gibi çarpıldığı Rahmetli Ömer Lüfi Mete?nin Allah?sız Müslümanlık kitabından bunları çıkardım kendi payıma.                                                       Dostça kalın  

Facebook

Paylaş

Twitter

Paylaş

Google +

Paylaş

Whatsapp

Paylaş
Top