Acıları yok saymayın!

ASIM KEMAL GÜNER

07-06-2013 00:00


Dün Babalar Günü idi. Aklıma hapiste olan, ebediyete göçmüş babalar geldi. İçimi acıtan ise bugünlere denk gelen, terörist başı için 'ev hapsi düşünülebilir' sözleri oldu. Babası kalleş kurşunu ile şehit olan çocuklar, kalleş kurşunu ile babasından ayrılıp toprağa düşen çocuklar kimin yüzünden bu acıları yaşadı? İmralı’da yatan terörist başının yüzünden.

Özgürlük ve demokrasi adına siyasi iradeyi ellerinde bulunduranların her şeyi dile getirme gibi hakkı olmamalı. Laik Türkiye Cumhuriyeti terörden çektiği kadar hiçbir şeyden çekmedi. Bunu başımıza saranlarla ilgili; öksüz, yetim, dul kalan, evlatlarını kaybeden anne ve babaların yaralarını kanatacak adımları atmak ve kabul etmek ne kadar doğru hep birlikte düşünelim.
Bence doğru değil.

Şehitlerin kanının hesabını kim verecek?
Babasız, annesiz çocukların hesabını kim ödeyecek? Evlatlarını kaybeden anne ve babaların, eşlerin acısının, gözyaşının bedelini kim ödeyecek? Allah aşkına lütfen terörü bitireceğiz diye bizi biz yapan değerleri, duyguları, acıları yok saymayın.

DOKTORUM NERDE?

Hastalandın, doktora gittin. İlaç verdi, tedaviye başladın. Hafta sonu rahatsızlık nüksetti, ara ki doktorunu bulasın. Hastaneyi arıyorsun, doktoruna ulaşmak zor. 'Telefon numarasını ver' diyorsun 'yassak' deniliyor. Bir telaş ortalığa düşüyorsun ki numara bulasın. 'Doktorum nerde' diyerek sorup dipsiz kuyuda numara arıyorsun.

Cumartesi günü Numune Hastanesi’ni arayan hasta yakını, tedavi olduğu doktorun numarasını bulmak için kırk perende attı. Başhekimin telefonuna doktordan daha çabuk ulaştı hasta yakını ve ondan yardım talep etti. İyi ki başhekim var!

Hastaneye telefon açıyorsun, karşına çıkan görevliye, 'Kardeşim, numarayı vermiyorsun, siz onu arayın, benim numaramı verin, hastası deyin, o beni arasın' diyorsun.
Cevap: 'Yok, arayamayız.'

Allah aşkına ölsün mü bu millet? Öyle ya bu anlayış onu gösteriyor.
Hastanelerimizdeki sorunların hangisini yazayım ki?

Yıllardır yazıyoruz, bir arpa boyu yol alındığı yok. Yıllardır lösemili çocuklarımız için dil döktük, yalvardık, sesi çıkan olmadı.

Eski Trabzon, yeni Ankara Milletvekili Prof. Dr. Cevdet Erdöl’ün dikkatine!
Yıllardır lösemili çocuklarımızın derdini sunduk, umutla bekliyorum. Bu dönem inşallah lösemili çocuklarımız için bir adım atılır.

Lösemili çocuklar hastane bekliyor!
 

Diğer Yazıları

  Çok Okunanlar1

  Anket

iyi olmuş
idar eder
kötü olmuş