Günün Haberleri Sitene Ekle Mekânlar Oteller Rehber Seri İlanlar Hakkımızda İletişim
Ana Sayfa Dünya English News Güncel Politika Ekonomi Spor Röportaj Hemşininsesi Sağlık Çalışma Hayatı
Gazete Manşetleri Foto Galeri Video Galeri Yerel Yönetimler Kim Kimdir Kültür&Sanat İstanbul Trabzon Rize Artvin Giresun Ordu
Alman üfürüğü ile söndürülen Deniz Feneri
Turgay ESEN
22/09/2008 - 00:37

Yaklaşık on iki yıl önce kanal 7 televizyonu aracılığıyla, muhtaçlara destek olmak amacıyla faaliyete başlayıp, uluslararası yardım derneği hüviyetine bürünen Deniz Feneri Derneği, bu gün kendisi ile ilgili olmayan dolaylı yollardan tamamen haksız ithamlarla “çamur at tutmazsa izi kalır” mantığı ile bir hayır kurumu nasıl etkisiz hale getirileceğinin en acı örneğini göstermektedir.

Hafızanızı biraz tazelemek istiyorum. O zamanlarda programın sunucuları olan Uğur ASLAN ve Ramazan UĞURLU sık sık bozulan otomobilleriyle üç beş gönüllüden aldıkları, yarım paket çay, birkaç yumurta ile yola çıkmış idiler yüzyılın yardım hareketine…

Muhtaç olan ailelere birkaç günlük de olsa gıda desteği veriyorlardı.
Şeffaf ve özverili çalışmanın sonucu yardımlar çığ gibi büyümeye başlamış. Önce İstanbul sonra Anadolu’ nun her köşesine yardım dağıtmaya başlamışlardır. Manevi değerlerimizle örtüşen bir mantıkla herkese hizmet edilmesi, halkın bu yardım çağrısını sahiplenmesinde önemli katkısı olmuştur. Onların bu başarılı çalışmalar, Kimse Yokmu, Cansuyu gibi derneklerin kurulmasına da vesile olmuş. Dernekler kanunun değişmesiyle de yurt dışı faaliyetlerine ağırlık vermeye başlayan Deniz Feneri Derneği, Srilanka ‘ dan Gine ye kadar bir çok ülkede, felaketler sonrası din, dil, ırk ayrımı gözetmeden mağdur insanlara yardıma koşmuştur.

Derneğin kurumsal kimliğinden bahsetmek istiyorum çünkü asıl konumuz aslında bu. Malumunuz bu tür dernekler aynı zamanda yapıları gereği istismara da açıktır. Dürüstlük şeffaflık bu kurumların temel niteliğidir. Dernek uzun yıllar şube açmamış. Fakat son yılarda Ankara İzmir gibi 3 ilde dernek tarafından şube açılmasına izin verilmiştir. Burada amaç derneğin istismara yönelik oluşumlara engel olma isteğidir. Yönetim ve temsilciliklere gelmek isteyenler ince elenip sık dokunarak kabul edilir. Dürüstlüğün en ufak şekilde zedelenmesi bile bu tür derneklerin bir anda imajının dibe vurmasına sebep olmaktadır. Dünya genelinde de durum böyledir köklü kurumlar şube mantığından çok tek merkeze destek olan temsilciler aracılığıyla faaliyette bulunurlar.

Deniz Feneri Derneği, kamu yararı dernekler statüsünde olduğu için dernekler kanunun 27. maddesi gereği en az iki yılda bir denetlenmek zorundadır. Valiliklerce ve İçişleri Bakanlığı Dernekler Dairesi Başkanlığına bağlı dernek denetçilerince denetlenmektedirler. Yine bu tür dernekler uluslar arası bağımsız denetçi kurumlarca denetlenmekte, burada da amaç uluslar arası güvenilirliği kabul ettirmek amaçlamaktadırlar.

Merak etmişsinizdir sanırım bu denetlemeler ne kadar sürer değil mi? Deniz Feneri Derneği, geçtiğimiz yıl dernek denetçileri tarafından tam üç ay süren denetimden geçmiştir. Yani yapılan en ufak bağışın nereye gittiği yardımların nerden ve nasıl geldiği didik didik edilmiş en ufak hataya rastlanılmamıştır. Bu kadar sıkı denetime rağmen son birkaç günde sanki bu dernekte yolsuzluklar yapıldığı süsü verilerek belden aşağı vurma taktiği ile büyük bir yardım organizasyonu çökertilmek istenmektedir. Kaldı ki hata yapıldığını.

Akil ve izan sahibi olmak lazım. Yurt dışında Alman vatandaşı olan Türklerin aynı isimle kurduğu bazı faaliyetlerinde yolsuzluk yapıldığı anlaşılan derneğin, ülkemizdeki dernekle organik bağı olduğu nasıl savunulabilir. O dernekle ancak mevzuatlar çerçevesinde işbirliği yapılmış ve her şey uluslar arası hukuk ve Türk hukuk mevzuatları çerçevesinde işlemiştir.Eğer Deniz Feneri Derneği nde usulsüzlük yolsuzluk yapılmış ise neden suç duyurusunda bulunmazlar bu iğrenç iddiayı deniz feneri ile ilişkilendirenler………

Cevap yok….

Asıl mesele Almanya da geçen yıl başlayan davanın neden bu yıl özelikle ramazan ayında gündeme getirilmesidir. Meselinin ne mantıkla gündeme getirildiği benim ilgi alanım dışındadır. Benim derdim haksız ithamlarla bitirilmeye çalışılan bir iyilik hareketidir.

Değerli okurlarım ülkemizde, yıllarca derneğin kendi sloganı olan “ yüzyılın iyiliği hareketini “ baltalamak isteyenlerin bu oyunu bozalım. Bu ve bunun gibi vakıf / derneklere destek olalım.

Saygılarımla


  

Turgay ESEN
turgay-esen@hotmail.com




     
3797 defa okunmuştur.
Gazeteci Şükrü Kızılot hayatını kaybetti
Annesinin içine doğmuş!
Trabzon, Eren için ayakta
Sunay Akın'ın babası ebediyete uğurlandı
10 Ocak buluşması
Cumhurbaşkanı Erdoğan Rize'de gündemi değerle
Dinlenmeye geldi, gitmediği yer kalmadı!
Cumhurbaşkanı Pazar'da havalimanı inşaatını i
Erdoğan’dan hemşehrilerine sitem!
Irmak Ünal bekar hayatına alıştı
 BAĞLANTILAR
Güncel Siyaset Yerel Ekonomi Spor
Ana Sayfa Hakkımızda İletişim
Tüm hakları saklıdır 2012 ® Medya Karadeniz
Yazılım : Networkbil.net
Evden eve nakliyat Gaziosmanpasa Evden eve nakliyat Eyüp Evden eve nakliyat Sultangazi Evden eve nakliyat Bayrampasa Evden eve nakliyat Günesli Evden eve nakliyat Sirinevler Evden eve nakliyat Yenibosna Evden eve nakliyat Küçükçekmece Evden eve nakliyat Basaksehir Evden eve nakliyat